Ne menem çağdayız bre arkadaş
Sokaklar ses dolu ama vücut yok
Kellem koltuğumda ve yerinden memnun
Ama kellemi taşıyacak gövde yok
Ben seçmedim bu menem çağın şahidi olmayı
Nizamın kaç sürümü gerektirmez menafi ?
Ceridenin yankısını kaç ceriha eder telafi ?
Tabiata değinsin bir kelam da
Turap alıngandır her acı onu bitap etmeye kâfi.
Fâni kamlar uğruna harap olur canlar
Saçlarına pamuklar serilmemişti henüz.
Kirpiklerin kinle dikilmezdi karşılara
Demir bilyelerin suizanıyla kesilmemişti önümüz
Gövdelerimizin gölgeleri yeşerip düşebilirdi akarsulara.
Bir zamanlar tükenmemiştin
Susuzluğun tetabukları doğurduğu Ağustos sıcağında
Bir ben miyim kucağında kutsi duyarlar taşıyan?
Cilalanmış pürüzlerini örten şeytan ocağında
Bir peri var insani sitemleri kanatırcasına kaşıyan.
Bir perinin varlığıyla avunmak alçaklıktır
Çünkü insan müsaittir cilalı pürüzlerin icbarını bilmeye
Ben insana küsen dağların tavşanıyım
Musiki notaları yazılmamıştı
Ben kaynak sularında oluk oluk akarken.
Sazların tınısı göğün çemberine asılmamıştı
Ben başka boyutun mezrasında uyurken.
Düşmeyen telefon sinyalleriyle
Ümitler besliyoruz birbirimize dair
Yaşamın nabzını doğurtan sorular
Soru işaretlerinden sıyrılıp
Kesilmeyen cümlelerle beliriyor.
Düşmeyen telefon sinyallerinde
Tozlar ağarttı saat beşte simamı
Henüz Güneş batmamıştı bu felaket erkendi
Kum zerreleriyle dikmiştim gönül binamı
Ben nifakı örterken herkes infilak beklerdi.
Devasa binaların camına nüfuz ettiğimde
Sulhun keremi yüreğimi uyutuyor
Sevda sözleriyle kaynamaz oluyorum
Heceler ve aruzlar kalemimi unutuyor
Bir avuç eleştirmen, halime bulamaz yorum.
Tabip der ki : " sulh sana yaramamış."
Gün gelir kır düşerse saçıma
Yine seni düşünmeyi bırakmam
Birkaç canın hasreti eklenirse acıma
Yine seni anmayı bırakmam.
Ben yaşarım hayallerde anılarımızı
Seni sevmesem ölecektim
Leş kargaları kemirecekti hücrelerimi
Aşkı binbir parçaya bölecektim
Ona inanmadan geçirecektim gecelerimi.
Seni sevmesem ölecektim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!