Gözlerin neden kin kusuyor
Dilin mi bana yalancıdır
Yüreğin öylece susuyor
Söyle kim bana yabancıdır
Ellerin hangi yanımda ur
İrem avare uğraş, Şeddad görmedi seni
Gümüş toprak üstüne, işlerdi gül çehreni
Yıldız gibi kalbimde, umutsun yanıp sönen
Can parçası karagül, kimdir uğruna ölen?
Koca değirmen dünya senden bin kere haşa
Sürçü lisan eyledim yetmiş bin kere haşa
Kuşlara özgü kaçış göçmek denilen eylem
Mihmanı daim olan konaksın yâre haşa.
Dilin tepretme bildim benim eşikten merdud
Irak düşmedi böyle Salih'ten kavm-i Semud
Bir ötüşle öttüde gölgende hüma kuşu
Kaç vaktoldu unutmuş nedir vuslat ağuşu
Ölüm Gazze'de yağmur,
Gözü doymayan gavur,
Bizi kirletmez çamur,
Silme yüzünü kızım.
Sizin bahtınız kara
İp eğiren hanımlar eğirmez beni baştan
Derler ki ne çıkacak böylesi kalın baştan
Başım niçin kalındır nancadır sizin emek?
Beni bana terkedip reva mıdır inlemek?
Senden gittim gideli, azığım noksan benim
Mülkü Süleyman n'edem, yanımda yoksan benim
Hazanda işte canım, içten çürümüş hanım
Hüzün içre ta canım varmış kurumuş kanım
Bekir Urfalı’ya…
MİR-İ MİRAN
Dikenler derip bir bir derman çatma halime
Güller senin dikenler derme çatma halime
Seni kalbin yerinde yatırmak mümkün olsa
Göğsüm açar derdim, çekilir yükü n'olsa?
Çocuk sen rüzgarısın, bilmem hangi alemin
Bildiğim diyar yoktur, kalbinden daha emin
Masal masal gezerek, dillere destan oldum
Avcı bilmezken beni, bu aşkla hicran oldum
Sevdanızla kol kola, dalarken düşten düşe
Durmadan ötüp ötüp, dallara konan oldum
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!