Beni ne zaman unuttun,
hangi sabah,
hangi yokuşta bıraktın ellerimi?
Oysa ne kadar güvenliydi gülüşlerin,
Bir akşamüstü, İstanbul’un göğsüne yaslanmışım,
Gözlerimde yorgunluğun gri bulutları,
Kalbimde sevdanın eskiyen türküsü,
Bir yanım hüzünle sarılmış, bir yanım umutla dolu.
Yürüdüğüm sokaklar tanıdık,
Dudaklarımda eksik bir dua,
Gecenin en derin yarasında,
Saatler suskun, zaman kör,
Bir sokak lambası gibi titriyor içim.
Bütün yollar sana çıkıyor
Kızılelma artık çok yakın
Bozkurtlar emir bekliyor
Kızılelma artık çok yakın
Elele verince yiğitler
Devlet ferman verse coşacak yiğitler
Korku yok ölüm olsada zulüm olsada
Bizi izler semadan şanlı şehitler
Korku yok ölüm olsada zulüm olsada
Dön bir bak neler var kutlu tarihinde
Gözlerden akardı soğuk suyu
Özledim ben güzel köyümü
Dağ başında ötüyor kekliği
Özledim ben güzel köyümü
Derelerinin çok akmasada suyu
Bekle bizi ey Kudüs bekle bizi ey hüzün şehri
Sokaklarında kuran sesi yankılanacak bekle bizi
Hanzala doya doya seyredecek güneşi bekle bizi
Hazreti Ömer'in adaleti hüküm sürecek bekle bizi
Türk'ün imanı boğacak siyonist itleri bekle bizi
Kösler vurulur ferman verilir
Dolunayda ulurken hilali bekler çeriler
Elinde pusat ölüme yürüyen yiğitler
Dolunayda ulurken hilali bekler çeriler
Yağı pusu kurmuş ne gam
Nasip olur mu varsam huzura doğru
Ey Nebi şefaat eyle günah doluyum
Senin gibi gül kokar mı Mekke Medine yolu
Ey Nebi şefaat eyle günah doluyum
Düştük hayatın sefasina şeytana uyduk
Dökülür durur kelimeler
Ya gönülden dile ya bakınca göğe
Kalpten kalbe gider sözler
Ya gönülden dile ya bakınca göğe
Umut ekmeği kalbin tek ilacı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!