Merhaba ey koca şehir,
sırtında bin yılın yorgunluğu,
kaldırımlarında geçmişin yankısı…
Bugün seni onun gözleriyle selamlıyorum.
Allah'tan başka ilah tanıyana
Davasından gayri derdi olana
Dikeni için gülü soldurana
Mevlana değilim gel diyemem
Günlük keyfî için gönül yıkana
Biz Müslümanız kabul eyvallah
Dönüpte bak hele batıya
Onlarda yok bizdeki hayasızlık
Dönüpte bak hele batıya
Yok diyorum ama öyle değil mesele
Neden kimse sevmedi beni, anne?
Dallarına konan kuşları ürkütmeyen bir ağacın gölgesiydim oysa,
Hiçbir yaprağı yere düşürmeden durdum mevsimlerin ortasında.
Gökyüzü maviye boyandı her defasında, ben hep gri kaldım,
Ben senin gören gözlerin,
Sen benim nefesimsin;
Güneşin doğup battığı yerde,
Seninle anlamlı bir yolculuğa çıkmak isterim.
Birbirimize haritasız, pusulasız,
Her dostum diyene güvenme
Ağyar olur bir pula satar seni
Çiçek verip yüzün gülene
Bağban olur yaralar seni
Hafif hafif eser seher yelleri
El uzattılar Kur'an'a bizi yaktılar
Nerdesin ey ümmeti Muhammed
Yetmedi mi gayri ayrılıklar
Nerdesin ey ümmeti Muhammed
Oyuna gelmeyelim diye diye uyuttun
Ne seni ne kendimi yakmak istemedim
Yandık işte böyle olacağını bilemezdim
Uzaksın diye kalbimden silemezdim
Oldu işte sorma artık neden diye
Bugünlerde gelip geçer elbet
Yalan dünya sana geldim giderim
Ömür dediğin bir anlık bak tükendi
Ne özün doğru ne sözün dinlerim
Ömür dediğin bir anlık bak tükendi
Sevda yelleri eser başımızda
Haber verin yerlere göklere
Doğdu hakkın son elçisi
Sussun gayri bütün batıl sözler
Doğdu hakkın son sözü
Kutlu müjde kuru çöllerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!