Cihânın resmidir; eğri durur, doğruyu taşlar hep,
Hakîkat söyleyen diller, olur bin türlü suç sebep.
Vefâ mülkünü yıktı şol sitemkâr, bir hevâ uğrun,
Edeb perdesin çâk etti, sığındı bir yalana hep.
Binâ-yı iffeti vîran kılıp kâr eyledi gaflet,
Biz olduk töhmet altında, o buldu kendine izzet.
Adâlet râhına saptık, dedik "el-hak budur çâre",
Görenler sanmasın nâmerd, asıl merdliktedir zahmet.
Eski bir ulu sâyeden sitem yağdı şimşek misâl,
Kendi nârın bize üfledi, eyledi bizi hayâl.
Suçu evlâd-ı zâtında görüp de gizler ol gâfil,
Bizi ağyâr bilip, eyledi bin türlü iğfâl.
O nev-resîde fidanlar ki bağrımızda gül idi,
Bugün yalanla beslenip, siteme dönen dil idi.
Sanırlar ki bu bühtân ile güneş balçıkla sıvanır,
Lâkin hakîkat-i mutlak, ezelden bir asîl idi.
Sükût et ey gönül, deryâ gibi ummâna daldık biz,
Yalan ehline bu mülkü, emânet edip kalktık biz.
Mîzân-ı Hak kurulunca, kim ak-kim kara belli olur,
Sözü bî-çâreye değil, Hüdâ’ya arz edip kalktık biz.
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 07:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!