Gönül sende, ömür sende, gözüm sende, bu hicrânım,
Cihân sende, mekân sende, nihân sende, ey sultânım.
Güneş gibi doğup geldin, bu dertlerden kaçıp geldin,
Semâlardan yağıp geldin, ve sensin kalbe dermânım.
Bilirim başka seversin, o dildâra hemen gidersin,
Bu sevdâyı seçip geçersin, ve sensin gizli pinhânım.
Gönül sustu bu son kelâmdır, giden yâre duru selâmdır,
Bu sevdâ ki ve bir gâmdır, feda olsun sana cânım.
Kırılmam hiç ve minnet ettim, bu takdîri kabûl ettim,
Cefâ çekmem ve rıhlet ettim, budur mutlak o fermânım.
Sarılmakla gönül yandı, bu rûhum bir şifâ sandı,
Gören gözler inandı ve sendir rûha ihsânım.
Senin aşkın hayât verdi, bu gurbette necât verdi,
Gönül sustu sebât verdi, budur dünyada burhânım.
Gönül yurdu bu topraktır, yeşil bahçem sığınaktır,
Kalan ömrüm bu yapraktır, yorulmuştur bu sâmânım.
Senin yollar ve gülşendir, bütün ömrün sevinçlendir,
Cihân dursun müzeyyendir, feda olsun bu reyhânım.
Bu Hicrânî erilmiştir, senin şânın derilmiştir,
Gönül aşkla serilmiştir, biter burda bu dâstânım.
Kayıt Tarihi : 25.05.2026 12:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Sonsuz aşkıma istemeden ve bilmeden yapılan ihaneti anlatmak istedim.Kelimler araştırılmıştır ve şiirin kaba taslağını ben yazdım Gemini ise bazı yerleri düzeltti.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!