Şen kahkahalar atılır, ıssız sokaklarda,
Tüm bedeniyle beklemekte kederli sabi.
Kolları bacaklarına dolanmış avluda,
Hiddet saçıyor çevresine, kederli sabi.
*
Coşkuyla sevinç bulacak, tazecik çağında,
Kendisi acı gerçeği derinden sezmekte.
Akranları yok olurken kurşun yağmurunda,
Kirpikleriyle nida eder kederli sabi.
*
Çamura takılıp kaymak incitmez tenini,
Zafer yahut hezimetle dinmez emelleri.
Zıplamak sevinç getirmez kırık yüreğine,
Günlerin ağırlığıyla eziliyor sabi.
*
Ufaklıklar yok oluyorsa şen yıllarında,
Günahsızları görmeyip susuyorsa canlar,
Akan kan tükensin yoksa inlesin babalar,
İmkan tanıyın, şamata yapsın şu yavrular!
*
Silahların gürültüsü yırtarken gökleri,
Minicik kollar tutamaz uçurtma ipini.
Barış sözcüğü yabancı durmakta dilinde,
Yarınlarından umudunu kesiyor sabi.
*
Mermiler delip geçerken temiz hayalleri,
Toprağa karışmakta hep yarın dilekleri.
Sessizliğe bürünüyor feryat ortasında,
Karanlık vicdanlara isyan haykırır sabi.
*
Adaletin terazisi kırılır ansızın,
Merhamet duygusu çoktan silinmiş yürekten.
Fidanlar solmasın gayrı, baharlar geçmeden,
Tebessümle neşelensin minicik sabiler!
Kayıt Tarihi : 19.04.2026 13:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!