Canımı pareleyen bir el, parelikten çıkaran bir el
Aslında belki de hiçbiriniz yoktunuz hiçbiriniz muktedir değildiniz kalmaya
Elimi tutmaya.
Lakin pareliklerden çıkaran o eller beni
Birer mucize
Sanki Hızır'ın eli,
Meylerin arasından gülen yüzünü görünce anladım gecenin uzun olacağını,
Bi tarafındada çocuk yüzüm,
Olmamışlıklar,
Travmalar,
Unutmak isteyip unutamadıklarımla, seninle ilgili hayallerim arasında gidip gelen meyler...
Mehtapta kıs kıs gülerken halime,
İçimde bir veda havası,
Ormanın uğultulu sessizliği gibi bir sessizlik,
Artık sözcüklerin ikincisi fazla şu saatte.
Yabancılık bulaşmış bir kere,
Sanki hiç dokunmamış ellerin ellerime,
Bugün çok mutluyum desem inanır mısın?
Kuşlar kadar özgür hissediyorum
Ayağımı çekiştiren bütün olumsuz duygulardan kurtuldum
Herkesi, dünyayı farklı görüyorum sanki
Bir güzellik geliyor şiirden, sözden
Hiçbir lakırdı boş değil inan!
Düşünüp duruyorum sana en çok ne yakışıyor diye?
"Ben" diyorum ben,
Ben bir başka duruyorum
Üstünde,
Boynunda,
Yüreğinde...
Yağmur kokusunu en çok hisseden
en çok sevmiştir oyunu oynayalım.
Önce sen bi kokla,
Sonra ben zaten o kokuyla mest olurum.
Yağmuru bekleyelim önce,
Bak Eylül'dü, Ekim'di derken Kasım oldu,
Yağmur kokusunu en çok hisseden
en çok sevmiştir oyunu oynayalım.
Önce sen bi kokla,
Sonra ben zaten o kokuyla mest olurum.
Yağmuru bekleyelim önce,
Bak Eylül'dü, Ekim'di derken Kasım oldu,
Şiirdendi sevili düşler sokağı,
Az çamurdu sokakları.
Yağmura dayanamazdı,
Sıcağa dayanamazdı.
Yağmurda çamur olurdu,
Sıcakta kurur, çatlar, toz olurdu.
Diz çöktüm erenler dergahında
Aşkın dilini anlamak için.
Sordum,
Aşk nedir?
Nedir aşk?
Say ki vakit bir Nisan'dı,
Sende yağmuru,
Bende ardından gelecek olan gökkuşağı,
Bilmem anlatabildim mi?
Say ki bir yerdeyiz ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!