Demliyorum Dünya'yı,
Suyu çektim.
Gözümde herşey bir başka güzel.
Sen başka,
Ben başka,
Bahar başka,
Ne demlenmeyi istedim,
Ne de dem olmayı.
İşte herşey geceye düşüp ortalık kararınca başlıyor,
Allah seni inandırsın,
Bir yudum su,
Bir yudum çay bile kafi geliyor,
Konuşmaya gideceğim yarın denizle,
Al mektuplarını ver mektuplarımı diyeceğim.
Ne dalgalarına kanarım artık,
Ne üstünde gezinen martılarına/ona göre diyeceğim.
Konuşacağım, öyle yürüyeceğim kumsalda,
Olmadı ayağımla basıp azıcık yakacağım canını,
Üstümüze binalar yıkıldı,
Yüreğimize insansızlık.
Bir elimizde toprak kaldı,
Bir elimizde yolunmuş çiçekler.
Kim haketmişti bu düzeni,
Kim hesabı bu kadar ağır kesmişti?
Aşktan vazgeçtiğimin resmidir bu Kasım,
Biliyorum artık son demindeyiz ömrümüzün,
Hiçlikler üzerine hiçlikler eklemişiz bilmeden,
Samana saplamışız yüreğimizin çatalını.
Şarkılar çalınıp duruyor sağda solda
Şiirler yazılıyor günlük ama kime
Derindi bu yalnızlık,
Belki kimsesi yoktu onun da.
Yalnızlıkta aslında ben olmayınca yalnızdı.
Birbirimizin dilinden anlıyoruz gibi
Ben çay içiyorum,
O beni izliyor.
İlaç yapıldı kuzum,
Dertliye,
Hastaya,
Ölümcüle yapıldı.
Ama hastalık yoktuda,
İlacı satmaya
Sana gelecekten gelmek isterdim memleketim,
Bir sabah yeliyle esmek isterdim üzerinde,
Ekmeğinin buğusunda olmak isterdim.
Yanına katık olurdum belki,
Çocukların yüzünde gülüş olurdum,
Bir ananın memesine süt olurdum belki.
Dün imla kurallarını ihlal eden bir şiir düşmüşüm sayfaya,
Bugünse kuralların kurallarını da ihlal etmişim.
Şiir sarpa sarmış,
Dal budak dolanmış birbirine...
İki gözüm çıkmış yazarken de
Kimsenin umuru olmamış.
Kelimeleri seçiyordum.
Sana gelinceye dek
Ne kadar değişiyorlardı
Kestiremesemde,
Yuvarlıyordum olabildiğince...
Kelimeleri seçiyordum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!