ben sana düzenli olarak telefon ediyorum.
adlı bir cengaver olarak telefon ediyorum.
hakiki cinayetler işleniyor görüyorum.
isa görüyor, şeyhim görüyor, ben görüyorum.
ben sana düzenli olarak telefon ediyorum.
yüzyıl şilisinden bir jazz javulcusu inliyor tam arlarımda
Karlı dağdan kopup gelen sel misin?
Poyrazlardan esip gelen yel misin?
Rüyâlarda gördüğüm güzel misin?
Söyle bana dilber, kimsin, nesin sen?
Şu düştüğüm derde çâre misin sen?
Devamını Oku
Poyrazlardan esip gelen yel misin?
Rüyâlarda gördüğüm güzel misin?
Söyle bana dilber, kimsin, nesin sen?
Şu düştüğüm derde çâre misin sen?
hey hey de hey heyyy!
ŞİİR : Mıknatıssız Pusula - Ah Muhsin Ünlü 16.11.2011 19:29:00
Eğer bu şiirse, Bizlere yazıklar olsun. Tabiki, seçenlere de.
Bugün bir şiirimin iskeletini oluşturdum. ilerleyen günlerde inşallah, şiirime, gereken sıvamayı yapacağım. gene de sizinle şiirimin iskeletini paylaşmak istedim.
Aşk Güneşi Sever
Kıpırdaşır kuru dallar
kokar teninde
gül kokulu şarap
yaprak dökümünde
çırpınır bir serçe yüreği
aşkın son deminde
uçuşup giderken
bir gri güvercinin kanatlarında
sulara yazılan sevdalar gibi
akıp giderim, bazen coşkun
bazen sessiz
aşk, güneşi sever
söyle ey yar!
geçer mi bu ömür sensiz.
Hasan Buldu
inanıyorum...şairlerin yazacak şiirleri vardır...bu yüzden gidemezler öyle herkes gibi...iyileşmeni... şiir istiyor ona göre ...Onur bilesin...sevgilerimle...16.11.2011
Buşiir sarhoş yav! Vallahi sarhoş.
Borç bini aşınca baklava yemeli...
Ben hep üniversite yıllarımdaki bu gençlik geyiğini hatırlarım Muhsin ünlü veya namı diğer Onur Ünlü'nün sanat eserlerini izlerken veya okurken...Süper işlek ve durdurulamayan bir zeka Muhsin ünlü...Korkunç duyarlı aynı zamanda içinde bir kıvrım yılanın en saklı yerinde sakladığı ağunun zehirleyici etkisiyle absürt komiklik yapmaya çalışan ama içindeki trajik acıyı gizleyemeyen bir zeka..sevgim çok ona ve yakalandığı hastalıktan dolayı inanılmaz üzülüyor ve Rabbimden şifalar diliyorum..Geçmiş olsun diyor ve kısa kesmek istiyorum....
-İsmail abiiiii ..
-hopppp..tadında bırakalım mecnun...uzatırsan ben şimdi senin ağzını burnunu....
Şeklinde replikler geliyor kulağıma...
‘’Bize dayatılan, şu anda var olan modern paradigmanın içindeki bu rasyonel düşünme biçimi artık sıktı bizi. Bunun böyle olduğunu zaten biliyorduk ama bunun ilacı irrasyonel olan da değil. Zira irrasyonel olan da rasyonel paradigmanın içindedir; dışarıda, başka bir şey değildir. Başka, tamamen başka, bu varolan paradigmaya yeni, alternatif bir öneri getirmemiz lazım.’’ Bu şairin kendi sanat anlayışını özetler nitelikte sözü.
Pusula, belli bir eksen etrafında serbestçe dönecek şekilde yapılmış küçük bir mıknatıs çubuğudur.Yön bulmaya yarayan alettir ve bu çubuk devamlı kuzeyi gösterir.Bu çubuk mıknatıs değil alelade bir metal olsa ne olur.Alet bir işe yaramaz yön göstermez.Yani pusula ile yönünü buılmak isteyen insan çıkmaza düşer.Zannımca şiir bir aşk çıkmazını anlatıyor.Şiirin başlğından dolaylı da olsa bu sonucu çıkarmak kabil.Bazı mısralar da beni bu düşünceye sevketti.
Örneğin şairin üçüncü bentte bahsini ettiği ‘’Werther’’ Geothe’nin ‘’Werther’in Acıları’’ isimli romanının kahramanı Werther imkansız bir aşk çıkmazının intihara sürüklediği bir adam.Belki şairin de böyle bir çıkmazı var.Belki diyerek ihtiyatı elden bırakmıyorum.Çünkü şiir bir hayli uzun ve şair duygularını bütün karmaşıklığı ile ortaya koymuş.Dolayısı ile bazı yerlerine bir çözümleme getirmek öyle ise böyledir, şöyle ise öyledir demek bir hayli zor.Bu açıdan muhteva ile ilgili daha fazla şey söyleyip yanılmış olmak istemem.
Şiirin üslubu enteresan.Şair aynı bent içerisinde dahi daldan dala atlar gibi birbiri ile çok kolay bağ kurulamayan mısralara geçiyor.Yer yer kullandğı zekice sözcük oyunları da üstüne ilave edilince şiirin üslubu daha bir çarpıcı ve kapalı hal almış.Modern şiirde serbest çağrışım denilen, bilince gelen her şeyi değişiklik yapmadan söyleme çabasının ürünü bir şiir.
Bunu böyle dedikse günlük konuşmada ‘’ağzına geleni söyleme’’ anlaşılmamalı.Çünkü şiir başka bir şey.Bilinçaltımızda farklı iki şey arasında herhangi bir nedenden dolayı kurduğumuz bağ dolayısı ile, birini öbürünü anlatırken kullanmamız; ya da biri ile öbürünü hatırlatmak da denilebilir.
Şiirdeki dağınıklık şairin duygularının karışıklığından; daha doğrusu çevre, sosyal politik olaylar, coğrafya, dini bir takım değerlerden vs. akla gelebilecek birbiri ile aralarında bağ kurulması beceri ve söz ustalığı gerektiren pek çok değişik unsurdan yararlanmasından geliyor.Yoksa dikkatli okunulduğunda görülecektir ki bentler arasındaki geçişlerde bir intizam şiirin kurgusundaki başarı görülebilir.
Şiirin bazı yerlerinde sözcüklerin orjinal yazılışları ile oynanarak yapılan; ’’ jazz javulcusu ‘’,’’ tam arlarımda ‘’, ‘’ birbiriylebağlantılıyüzbinlerceyılım ‘’ gibi söz oyunları okura sanki bir kaleydeskoptan baktırıyor.Keyifli bir aldatmaca gibi.Ancak bu şairin tüm şiirlerine şumul bir şey değil sanırım.
Şiirde bahsi geçen bu aşk çıkmazı’nın yanısıra şairin dünya görüşüne ve inancına ilişkin ayrıntılar da var.Devletten ‘’şirk’’ diye bahsediyor.Bu anarşizm düşüncesinin temelidir.Ayrıca bazı yerlerde şairin dini inançlarına ilişkin ipuçları var.Örneğin ’’ -ve emir 'kun' diyor; doğuruluyorum-‘’ dizesi Kur’an-ı Kerimde geçen ‘’kün fe yekun’’ yani ‘’ol der olur.’’ Ayetine atfen söylenmiş.
Şiir üzerine izafi pek çok şey söylenebilir.Yanılmış olmamak için bunlarla iktifa etmek niyetindeyim.Şaire ilişkin bir iki söz söylemek isterim.
Modern şiirimizde bilinçaltı ve serbest çağrışım teknikleri ile yazan pek çok şairimizin eseri genellikle yapay ve taklit havası taşır.Ah Muhsin Ünlü son devirde kendi duyuş tarzı ve üslubunu hissettiren ender şairlerdendir.Şiirleri onun şiirin özüne inmiş gerçek bir şair olduğunu gösteriyor.Üzücü olan şairin şiire ara vermesi.
Kendisi şu an sinema ile uğraşıyor.Fakat enteresandır.Sinema ve şiire ilişkin bir kıyaslamasında şu meyanda bir şey söylemiş; ‘’Sinema elli yıldır var ve elli yıl sonrası yok.Başka bir şeye dönüşecek.Fakat şiir üç bin yıldır var ve hep olmaya devam edecek.’’Uzun bir kurgu röportajını okumuştum.Soyadı ünlü ama anladığım kadarı ile çok da ün şan peşinde birisi değil.Gerçek bir sanatkar, gerçek bir şair.
Şiirin güne gelmesi son derece yerinde olmuş. Çok teşekkürler Adem bey.
Şaire sevgilerimi gönderiyorum.
Adı üstünde mıknatıssız pusula,insanı menzile değil,tenzileye götürür.Ne dünyama ne ahiretime zerre kadar katkısı olmadı. Daha fazla yorum yaparsam zamanım israf olur vesselam.
bumu yani şiir adına yakılan şiir miş?
hayat bol geldi daralttırdık basenlerinden
şimdi çok uzağız gsm operatörlerinden
sadakat rütbesinde eriyen mum demişti evliya
aynen öyle işte bizim aydınlığa katkımız
ben sana düzenli olarak ucu yakılmış nameler yollarken
sen düzenli biçimde yüzüme kapatıyordun hayatı
neyse ki artık mobilyalardan sormuyorlar
içimizde koşuşturup duran ergen tayları
sormadan edemeyeceğim
nedir bu ülke tamlamasının çekim eki
kutsal kitaplarla beslenememiş sıska domuzlar mı
yoksa cemil meriç körlüğü mü
cevabı sms yoluyla almak istiyorum
ben senden düzenli olarak bayılıyorum..
@..
İncil den bir bölüm okudum gibi geldi bana.Tasavvufı bir yorum gibi.Şaiirin itikadı böyle ve şiirdeki yorumu ben böyle yazdım ,okuyun dercesine.Çözemediği meseleleri bize havale etmiş.sağ olun, var olun. Saygılarımla.
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta