İnsan en çok kendine muhalif,
Sevişirken alaza bir zanda,
Dedim ve başladım yazmaya.
Parizyen çorbaların ülkeye girişine istinaden,
Florasan lambalar ve aparatları eksik düşler için,
Biraz şerit,biraz mürekkep,biraz kağıt.
Daktilo,
Ya da daktilo.
Söz dinlemeyen tövbelerim var benim,
Budandıkca asileşen.
Tövbe,
Çok tövbe,
Tövbeler tövbesi.
Bakma sen benim öyle cümleler tertipleme hevesime,
İçimde kıyamete yakın bir gürültü.
Pastel renkleri seven bir tarafım var hala,
Gece gelince biraz daha şair oluyorum,
Biraz daha narsist.
Ardıç ağacı gibiyim,
Çirkin müstesna ve yalnız.
Devamsız kaldım yine,
Spritüel bir ayinde.
Anlamsız oldukça anlamsız vasati kırk ç'öp üzerine mürekkep dökmek,
Ama ben ayrıntılıları seviyorum küçük detayları.
Artistik patinaj zamanı heykelimsi duruş,
Dans,dans dans.
Likralı veya desimal yalnızlıklar üzerine yemin olsun,
Bir berzah kuytusu saklıyorum içimde.
Kendisinden aşınmış,kısılmış,dağınık,
İz ile ilga arası boşluk,boş bulunmuşluk.
İnsanlarda ölüyor,
Atlarda.
Ruam hastalığı,
Rum-i hazretlerinden mesneviler,
İkisi arasında hiç bir şey yok,
Ne seni bekliyorum nede bir başkasını,
Benimkisi kendi içimde bir c'enin yürüyüşü.
Yürüyüp de gidiyorum,
Kavl-i leyyin bir sessizlikte.
Üzerimde devrik cümlelerin yorgunluğu,
Yılkı atların özlemi kadar hara’ya.
Alabora,
Medcezir,
Denizaltı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!