Kızgın çöldeki pınar misâli aktın gönlüme,
İçimi serinlettin sevecen bakışlarınla.
Her geçen gün beni biraz daha fazla,
Bağladın kendine sevgi dolu ruhunla.
Yaşımız su gibi akıp gitse de korkma,
Öğrenemedim sensiz gülmesini öğrettin sensiz ağlamasını bana,
Nedense cevap vermek istemiyorsun tüm yakarışlarıma.
Ağlattın yaşarken beni ayak basma mezar taşıma,
Gölge düşürme sakın sana olan ölümsüz aşkıma!
Yaşayamıyorum sensiz ne olur anla beni,
Ölümün varmıdır sizce adresi?
Sorarım tükenip geçen yıllara.
Dost sanıp yılları hep aldanmışım,
İsyanım kaybolmuş hain yıllara!
Yaşıyorken ölen senmisin sanki?
Sorumsuzca severseniz,
Adamsendeciliklerle.
Hep bencillik ederseniz,
Bitince ah edersiniz.
Kadehindeki sevdayla,
Kanadın açarak sonsuza uçtu,
Tozpembe dünyamın gönlü tutuştu,
Acımadın beni ağlattın felek,
Elbet geleceğim bir gün gülecek!
Yok olsun acılar, çiçekler açsın,
Beden ölür,
Ruh yaşar.
Göz görmez,
Görür gönül.
Gönül görmezse eğer,
Ruhsuz beden etmez değer!
Ne zaman mutlu olsam ağlıyorum,
Bir olay çıkıyor mutlaka beni üzen,
Ne zaman sevinsem korkuyorum,
Bozuluveriyor yaşadığım düzen.
Ne zaman yağmur yağsa hüzünleniyorum,
Ne zaman güleceğim Allahım,
Sevmeye çalıştıkça dünyayı,
Tersliklele geçiyor hayatım,
Yarattın bendeki yıkıntıyı.
Benim de sonu var bil sabrımın,
Pınar gibi çağlıyorken hayatlar,
Birdenbire sönüverir tüm yaşam.
Aniden değişiverince dünyalar,
Kalanları kahrediveriyor akşam!
Giden memnun mu bilinmez yerinden,
Olmalı gönüller,umut sergisi,
Kederi neşeye evirmeliyiz,
Gülümser dünyamız solmaz neşesi,
Barış ve umutla seslenmeliyiz.
Canları acıtan,vahşetler bitsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!