Uzak mahallenin halkı, kapıma yığılırken,
Komşular, durmadan sızlar feryatları koparken,
Yabancı olan kimseler, övmeye söz ararken,
Fark ettim, can çoktan gitmiş o karabasan çökmüş.
*
Yaşamak büyük efsane, kainat koca kurgu,
Sevdalar, devirler boyu söylenen dertli vurgu,
Yitirdik yanan sevdayı, kalmadı o saf duygu.
*
Mevsimler aktığı müddet, ruhumda suret yitik,
Aylar geçip usulcana, göğsümde hisler bitik,
Ecelin keskin kılıcı, vururken çürük tetik,
Terk edip gittiğin anlar, bedenim çok tükenmiş.
*
Uludağ soğuk karıyla, üşüyen yalnız candım,
Şirin'in sarp yollarında, ateşli nara yandım,
Seraplar ortalarından, çölleri gerçek sandım,
Tamamen kavradım artık, nefesim yere düşmüş.
*
Yıldızlar gökte sönerken, ufuklar siyah durdu,
Zamanlar tamamen donup, saatler geri vurdu,
Hasretin şiddetli, kahrı bağrımda acı kurdu.
*
Sokaklar ıssız susarken, fırtına hemen koptu,
Yapraklar yere dökülüp, dalları rüzgar yuttu,
Karanlık siyah bulutlar, ulu gökleri tuttu,
Bırakıp kaçtığın vakit, mecalim nasıl çökmüş.
*
Ankara garı yolunda, bekleyen yolcu gibi,
Ferhat'ın dağı delerken, o yorgun has takibi,
Kalmadı gelen mektubun, pulu zarfı sahibi,
Ellerin eli ittiği, o anlar kesin ecel.
*
Odalar buz kesmiş, yanan kor alev artık sönük,
Çiçekler sararıp solmuş, boyunlar yere dönük,
Hatıra defteri yırtık, sayfalar yarım bölük.
*
Umutlar hepten tükenip, zihnimde sönen bakış,
Şakaklar soğuktan donmuş, saçıma karlı nakış,
Ne çare sessiz feryadım, boşuna nafile kış,
Sırtını dönüp gittiğin lahza, mezarım hazır.
Kayıt Tarihi : 18.3.2026 14:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!