Acımasız dertler yorar bedeni,
Fırından sıcacık alıp gideni,
Gözyaşı damlarken yanaklarından,
Tepsiler bekliyor soran mideni.
*
Tepside kabarır tatlı lezzetler,
Bizlere sunulmuş ulu nimetler,
Yorulur elbet ustanın elleri,
Kuruyan salkımdan doğar hürmetler.
*
Ocağın ateşi harlıyor durmaz,
Hamuru yoğuran kimseden sormaz,
Lezzetin sırrına eren yolcular,
Şekerli kırıntı kimseyi yormaz.
*
Süslenmiş masada porselen tabak,
Dilimler üstünde parlıyor zambak,
Gösteriş arayan suskun zenginler,
Çöplüğe fırlatmış pastayı ahmak.
*
Ankara şehrinde ayazlar keser,
Fırıncı Mehmet'im hamuru ezer,
Sohbetin koyusu sararken yurdu,
Dilimden dökülen kırıntı bezer.
*
Sabahın köründe sokaklar susuz,
Fırının başında çırak uykusuz,
Tepsiler dolusu pişer gıdalar,
Tatlı çörek tadan kalmıyor mutsuz.
*
Yaşamın yükünü taşırken yavaş,
Gözümden süzülür damla damla yaş,
Oturup masaya dertleşmek varken,
Meyveli pastayı bölelim kardaş.
Kayıt Tarihi : 24.05.2026 13:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!