Mevlüt Yanar Şiirleri - Şair Mevlüt Yanar

Mevlüt Yanar

Sıradanlaşsaydı bir gece daha
Mutluluğum artardı otuzbir aralıklarda
Akarken şişelerden meyler
Bir çocuk ağlar güneydoğuda
Pabuç ister,balon ister
Anasının gözü eski televizyonda

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Üzgünüm ağlamaktan başka çarem yok
Genç Osman'ımı boğdu katiller


Gözlerimin yaşıyla bakarım hep batıya
İçimde bir demokrasi özlemi kıpırdar

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Vakit tamam dedi cengaver
Kuşanın sevgi zırhlarını

Bakın ufukta şiir bombaları gürler
Dizin siz de mısraları

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Köknar ve kar
Ne varsa güzelliğe dair
Güzel bakan gözlerde
Ve dağlarda var

Yar ve köknar

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Vay benim çaresizliğim
Göremediğim
Tutamadığım
Eremediğim

Vay benim mutsuzluğum

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Her zaman mı böyle pusluydu şu gökyüzü
Yoksa bize mi ıslak ve boz
Dört bir yana,Dünya'ya
Bakıyor bakıyoruz
Bir arşın iniyor gökkubbe tepemize
Niçin diyoruz

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Velid ile Sevcan

Eğirdir Gölü ne güzeldi o gün.Göl gibi engin duygularla dolu bir grup üniversiteli geziniyordu kıyıda.Japon turistler de her zaman olduğu gibi gülümseyen tavırlarıyla oradaydılar.Ufak tefek zarif bir kızı galiba kendilerine benzediği için yanlarına alarak fotoğraf da çektiler.Adresini aldılar resmi gönderebilmek için kızın.
Velid yıllar sonra hatırlamaya çalışıyor o gün ve sonrasında yaşadıklarını…Kopuk ve ayrıntıları silinmiş durumdaydı bu film. “İlk ne zaman fark etmişti Sevcan’ı? ” Çıkaramadı.Ama bu gezi ve resim olayını ayan beyan hatırlıyordu işte.Varsın teferruatlar bilinmesin.Bu güzel,zarif,gözleri sevgiyle bakan Sevcan Japon turistlerle birlikte kazınmıştı Velid’in zihnine.Eğirdir Gölünün yeşile çalan mavisi,şehrin sırtını dayadığı sarp yamaçlar ve kayalıklar nasıl gözlerini yumunca karşısındaysa; Sevcan kız da karşısındaydı.
Sevcan Kız,sosyal açıdan da grubun önde gelenlerinden olduğunu göstermekte gecikmedi.Aslında çekingenliği,ürkekliği,belki biraz taşralılığı ki Velid bunları daha sonraları fark etmişti; ona apayrı bir cazibe,sempati ve üstünlük kazandırıyordu.Geri dönüş yolculuğunda otobüsün ön kısmında,elinde mikrofon söylediği; “Hani o bırakıp giderken seni –Yüzüme bu türlü bakmayacaktın.” Şarkısı ruhlara işlerken,Velid şarkıya ve Sevcan’ın içinde uyandırdığı tuhaf kıpırtılara ne tür tepki vereceğini şaşırmıştı.Hatırlamıyordu ama belki de en fazla kendisi alkışlamıştı Sevcan’ı.
Bu dışavurumsuz güzellik ve şarkı arasındaki mükemmel uyum nasıl gerçekleşmişti acaba.Bir taşra kasabasında bir genç kız hangi duygular içinde bu şarkıyı kendisiyle özdeşleştirmişti.İşte bu cümleyi Velid uzun zaman sonra düşünmüş ve yazdırmıştı.

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Tekrar gençlik yıllarına döndü Velid.Evlendiği günler geldi aklına.Düğünden üç gün evvel veya sonra güzel çiçekli bir kart aldı Sevcan’dan.Otobüse el salladığından beri iki tam yıl geçmiş, bu arada Velid adresine yazdığı mektuplara cevap alamamıştı.Acaba o yıllarda bu günler bayrama filan mı dek geliyordu.Yok yok galiba atandığı okulun adresi vardı kartta.Galiba değil kesinlikle öyle olmalıydı.Onun öğretmenlik adresini nasıl bilebilirdi yoksa. “Tüh dedi.Şimdi kartın geleceği zaman mı? ”
Velid de bir ilçeye atandı.Gidip göreve başladı.Bozkırın belki çölle tanıştığı,çöle dönüştüğü bir diyardı orası.Velid’in gönlüne benzemiyordu hiç.Onda mevsim bahardı.Çiçekler açıyor sular çağıldıyordu.Hele bu kartın üstündeki çiçekler; sanki Kaf Dağı’nın arkasında ki kimsenin bilmediği kimsenin görmediği bir ülkeden gelmişlerdi. Öyle nadideydi işte. Ama Velid bu karttan belki onbinlerce satıldığını,gönderilen yeri ve özelliklerini çok iyi biliyordu.Ama gönlü “Hayır “ diyordu. “Bu çiçekler Dünyanın bilinmedik ülkesinden,bir peri kızı tarafından gönderildi.Sen bunu bilemezsin.” Şaşırıp kalıyordu Velid.Kendisi mi doğru söylüyordu,gönlü mü? Gönülle yollarını ayırabilmeyi ne çok isterdi o günlerde. Ama göğsüne yapışıp kalmıştı,kalbine de mi hükmediyordu ne? Kalbi bazen gönlü istedi diye hızlanıyor, bazen bıkkın bıkkın salınıyordu.
Gönlü mektup yazdı Sevcan’a.Aldırmadı Velid’in muhalefetine. Evlendiğinden bahsetmedi.Hem evli olan Veliddi,o na ne?
Cevap geldi,bir mektup daha…Yazan gönül,ama hizmete koşanlar Velid’in elleri,gözleri,ayakları…Velid söz geçiremiyor,velid çaresiz.Kendi vücudu kazan kaldırmış durumda.Akıl pısırık,laf söylemekten yorumda bulunmaktan aciz.
Velid’in ayakları eve yöneldi.Postaneye yemekten sonra gider, Gönül’ün mektubunu gönderirim dedi.Farketmezdi gönül için, zaten posta en erken yarın giderdi.
Yemekten sonra,abdest almak için pantolonunu çıkardı.Herhalde su sıçramasını veya lavaboya uzanırken cart diye sökülmesini engellemek istiyordu Velid.

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Bu şiir 12 yaşındaki bir çocuğun kendi ağzından hisleridir.

Bir çocuk vardı
Sıkıntılıydı hep
Mustafay'dı adı
Sorarlardı hep

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Var mı bu akşam fikrime bir yoldaş
Var mı benim gibi bakacak

Nedendir kendin dışında savaş
Nedendir başa çıkmıştır ayak

Devamını Oku