Ağrı dağlarında bölük bölük kar
Eriyip gözümde çağlayan olur
Baktığım her yerde bir sûretin var
Hayalin yürekte dağlayan olur
Ağrı’da akşamlar dert sofrasında
Bende bu aşk ürkek bir kelebekti
Konamadı hiçbir kokulu tene
Makus talih kara bulutlar çekti
Keder yağmurları yağdı üstüne
Keşke olsaydım bir gül bahçesinde
Akıl hücrelerimden yakaladın,
Kalpteki damarlardan vurdun üstad.
Ruhuma lakap oldu güzel adın,
Gönlüme mekanını kurdun üstad.
Sardın vücudumu beyaz bir sisle,
Vakit ya çok geç ya çok er
Yoksa zaman durulmuş mu?
Akrep niçin böyle döner?
Kıskacından vurulmuş mu?
Nesi var saatimin nesi?
Hiç düşündünüz mü bayan,
Dünyada aşkı olduran şey nedir?
Ve hiç düşündünüz mü,
Hep gözyaşı mı döker ağlayan?
İnsanın içini keder seliyle dolduran şey nedir?
Saçlarından süzülen zamanı eleyerek
Kapıldım saadetin yalancı rüzgarına
Ardından adım adım yolunda eriyerek
Ermedim muradımın toz pembe baharına
Gençliğim kapıldı da senelerin seline
İşkenceler çekerim saatlerce
Hayallerin sonu ne büyük zulüm
Beni anlatıyor her sefil serçe
Bir serçe kadar yakın oldu ölüm
Arzular içimde derin arzular
Fahişe yataklardan uyanarak her sabah,
Onursuz geceleri iple çeker siyaset..
Bir kulda bin kuldan ah, bin kulda binbir günah
Azapla biçtiğini kendi eker siyaset.
Her ne kadar sahipse de şerefli bir ada,
Güzelliğini izah edemez hiç bir sanat..!
Çoktur hayallerinde seni hasretle saran.
Kainattaki tüm yarattıklarına inat,
Yüce yaratan dahi sana bir başka hayran......
Bilmemek acı, bilmek vehim dolu.
Zaman beynimde tütsü tütsü buhar...
Bulamadım ki bir kurtuluş yolu,
Şuracıkta ölüversem ne çıkar.
Neydi ve şimdi ne oldu niyetim,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!