Afrika‘daki susuz müslümânlar idrârını içerken
Bilâd-ı Íslâmda coni‘ler mâsûm kellesi biçerken
Atılan bombalar,füzeler camileri yıkıp geçerken
Petrol şeyhleri manzarayı seyredip murâda erdi
Milyon doları gidip buschun kütüphânesine verdi.
Dağların eteklerinden akan suyu
Bulutların içinden boşalan suyu.
Bir araya toplayıp akansın sen
Etrafına neşeler saçansın sen.
Hazret-i Yâsir köle olarak satılmıştı pazarda
Hizmet ediyordu efendisine seferde ve hazarda.
Hazret-i Sümeyye de câriyelerden bir câriye’ydi.
Köle Yâsirle evlenerek gelinlik elbisesini geydi.
H.z. Peygamberimiz bir gün tâife gitti
Akrabalarını orada îmân’a dâvet etti.
Tâifliler kabûl etmeyip,dâveti reddettiler.
Ol Rasûlü müctebâyı şuursuzca tardettiler.
Ebû Hüreyre (r.a.) rivâyet etti
Rasûlü kibriya şöyle hikâye etti
Bir adam giderken yolda,susadı çok
Etrâfına bakındı, kuyu yok su da yok
Hizmet aşkıyla çıkmıştım yola,
Geldi bir gönülezen ezdi gönlümü de gitti.
İstikâmet doğruydu bakmadım sağa sola,
Geldi bir gönülezen ezdi gönlümü de gitti.
Varır varmaz dörtelle hizmete koyuldum
Ettin rûhumu rencîde, sinsî olan benliğinle
Saltanât sürdün burada,taşıdığın kimliğinle
Âmirini de kendine inandırabildin cinliğinle
Ama olsun. Unutma ki bu günler de geçer.
Çok iyi bilirsin ki rüzgar eken,fırtına biçer.
Günlerden Bayram ocak ayının onbiri
“o kızı seviyorum”sözü geldi bana iri
O anda mezara koydun beni diri diri
Ben üzüldüm, sen üzülme emi oğlum.
Halinin perişanlığı beni kahr’etti
Sabah sabah çıkarırken,koyunları damdan
Dizlerinde derman kalmamışken gam’dan
Tertemiz oksijeni bol nefeslenirken çam’dan
Anam ! Analar günüymüş bugün duydunmu?
Koyunların başındaki köpek neden havlaya
Milletimiz oldu, bunların elinde kadavra
Her koltuğa oturan zâtın, işi gücü palavra
Ímamları yaptılar haham,câmîleride havra
Rûhunuzu rencide ettik değilmi ? Osmanlım.
Sen gider gitmez,âlemi Íslâm dağıldı bölündü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!