Alın yazın karalarla yazılsa da
Mezarcığın zemheride kazılsa da
Dermansızlıktan,dizlerin çözülse de
Aldırma gönül sen aldırma !
Nâ-şerifler ayağıyla yüzüne bassa da
Ílkateşiniz gâyet alevli,heyecanlı olmuş,
Geç’de olsa Bigadiç, gazetesini bulmuş,
Bigadiç’liler bugüne kadar neye durmuş,
Ateşin sönmesin,yolun açık olsun ÍLKATEŞ.
www.ilkateş.com’a girip, şöyle bir baktım,
Âşıkı mâşukuna kavuşturursun sen
Özledim seni,her an bekliyorun ben
Daha fazla günâha bulaşmadan ten
Ne olursun,Peygamberime geldiğin gibi gel.
Süslenerek,kırmızılara, allara bürünerek
Şehâdet sırası Cengiz teymenime geldi
Duyulunca Şehâdet haberi, yürekleri deldi
Cenâze alayında akan gözyaşları âdeta seldi
Hangi anakuzusu acaba ! Bir sonraki kurban.
Bir değil, iki değil, üç değil sayısı yüzleri aştı
Yine geldi gurbette, mevsîm-i izin
Sılaya yürüyenler,yol krokisini izliyor.
Ben ise tutuldu ayaklarım,sızlıyor dizim
Vatanımı hatırladığımda,sol yanım sızlıyor.
Aklıma düştükce şu vatanımın hasreti
Ne zaman ki ülkem; azıcık çıksa düze,
Bütün şûalarını saçsa güneş,doğsa güze,
Moreller düzelip de neşeler geliverse yüze,
Birileri olur rahatsız, bozuktur onun özü.
Yanlışta ısrar eder, doğruyu görmez gözü.
Kimileri evlenerek gelmiştir. bu Vatana
Susar geçer,cevâb vermez kendine lâf atana
Bazen sabredemez surat asar,kendine çatana
Valla bir başka âlem’dir şu gurbetin Hocaları.
Câmî’yi beklemektir. Gün boyunca onun işi
Ístanbulum! Yine bir başkaydın bu gece,
Bütün Câmîler tıklım tıklım dolmuştu.
Kurân okunuyordu Câmîlerde hece hece,
Dinliyenler gözyaşlarıyla mest olmuştu.
Güzel istanbulum! Bu gece ne kadar
Aylar’dan 16 eylül günler’den pazar
Buralara geldi yeni bir hoca
Sesi’de güzelmi? güzel değmesin nazar
Dört cocuğa baba,bir avrat’a koca ! !
Gelen müsafir’e adettendir ikram
Cam’dan dışarıya bakıyorum
Lapa,lapa kar yağıyor bembeyaz
Daldım geçmişe yine efkar atıyorum
Yüreğim dondu,içim ayazmı ayaz.
Tane tane iniyor hiç birbirine değmeden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!