Bazen çok yakınsın sanki bana ,
Gökyüzüme gökkuşağı gibi .
Bazen de çok uzaksın bana ,
Vücudumu saran bir palto gibi .
Bilinmezler şehrindeki ,
Sesin gür olduğunda,
Sularla birlikte dans etmek isterim .
Aydınlığında.
Sorular sormak isterim.
Karanlığına.
Kendi filmimin sonunda ne kadar ağlayacağım.
Hangi sahneleri sırıtarak,
Hangilerini acıyla bir sigara yakıp izleyeceğim acaba ?
Hangi sahnede kime ne kadar küfür edeceğim.
Tam olarak nerede,
Yapma yapma!
Çok betona yattım ben.
Sesim çok kırıldı camlardan.
Başım çok kanadı duvara çarpmaktan.
Boynum kırıldı aşağı bakmaktan.
Ama şimdi biliyorum ne yapacağımı!
Yerden yukarda,
Havadan aşağıda,
Asılı kaldım.
Asılı kaldım işte!
Ben yine araflar bekçisi.
Yerden mi bakıyorsunuz?
Uçurumuma bakıyorum düşmeden hemen önce.
Hiç kazanmadığın bir şeyi kaybedemezsin.
Ve yağmurlarım kar'a döndü.
Böyle bir yoklukta var edemem seni.
Gölgen dahi yokken bunu yapamam.
Kanat olup geliyorum da sana,
Derin bir nefes çek ciğerlerine.
Kokuyu aldın mı?
Her mevsim aynı kokar bu bahçe.
Güzünde baharında tek çiçeği açar tek çiçeği dökülür.
Şuradaki adamı görüyor musun?
Teslim oluyorum.
Bırakmam demiştim oysa.
Yine soyunuyorum bırakmaya kendimi.
Bırakmak sana kendimi;
Sesinle kalbimdeki güneş doğuşuna şahitlik,
Kızıl mavi gökyüzüne
Bir seni
Bir de gürültülü gölgemi
Bıraktım
Yıldızlara karşı
Ehemmiyet gerektirir mi
Bilmem de ,
Bir şiirde ,
Ya da
Bir şarkıda ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!