Iran adli bir hükümetinin caynağı altında,GÜNEY AZERBAYCAN bölgesinde kimliyimi örtbastıe edilen bir yerde dünyaya göz açtım. 8 ile yakin FARS şuvonizm deyirmanina su töktüm (farsca şiir yazdım) . duyğularımı,kederlerimi ata anamla paylaşım diye türkce düşünmeye başladım. bu yaşayışımın acı çağlarının başlanışı oldu.
daha sonra bu acı içimi gezdi ve beni kim olduğuma doğrü sürüdü. ve şimdi ben şaiir deyilim belki vatanim AZERBAYCANin acıyan yarasıyım.
Bakışlarınada esirgemediler
Ölümün gözüne dik baka-baka
Onu ışıklıka yasak dediler.
O günden beri
Daha ötemedi
Oxumadı
Ben
Sen fısıldadığın şiirlerin
Şairiyim.
Çığlık etme kadın
kulaklarımın perdesinin tozu
Sılkenırse
Bana bir çay getir
Birde çakmak
Çayı içip,
Yakmak istiyorum bu şiiri.
Bu şiirle beraber,
Bütün şiirlerimdeki seni.
Bu Ülkede,
Sıkıntıdan ölmeden
helal - harama bakmadan
Artık
Özümü yemeğe başlamışım.
Horuzları!
Banladıklarına göre başların keserler
Ve beni
Göz açık uyuduğuma göre
Düzüne bakarsan
Düzə ngaha dönüp her yer
Daha dere-tepe bele yok aramızda
Ne qeder gözü bağlı,
Asılı kaldı ellerim.
Ne keder çalacaklar karnimdan.
Ben siyaseti
Nece yemiştim ki
Kusa bilmirem içimden?
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!