Benim güzel Smyrna’m,
Amazonların şehri—
rüzgârında ismimi unuttuğum,
ait olduğum,
nefes aldığım şehir.
Benim güzel Agora’m,
Stoacıların kalbi—
“Memento mori” diyenlerin
zamanla barıştığı yerde,
anı akılla yaşamayı
sizden öğrendim.
Karşıyaka...
Vapurların şehri,
martıların ekmekle dans ettiği,
gözlerin göğe değdiği yer—
Atamın emaneti,
Zübeyde Anamın toprağı.
Teos...
Mavi pencereli evler,
kanaviçe yürekler,
taş sokaklarda bir fısıltı—
ata mirası,
ait olduğum sessiz coğrafya.
İzmir...
Kaç kez doğdum,
kaç kez öldüm bu şehirde—
taşında, toprağında,
her karışında
benden bir parça var.
Alsancak...
Gün batımı koleksiyoncularının kalbi.
Güneş sende başka batar;
sen batarsın, umutlar doğar.
Ve her gün yeniden,
umudumun ölümsüz olduğu şehir.
Ruhuma şarkılar söyleten şehir...
Bilirim—
ne zaman gelsem,
dalgalar usulca konuşur.
Bir Stoacı suskunluk gibi
şehre karışırım.
Ve her defasında
beni aynı yere çağırırsın:
kendime.
Kayıt Tarihi : 10.06.2026 20:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!