Merhaba çocuk;
Sana bu satırları zamanın olmadığı bir yerden yazıyorum. Belki Dünya henüz yaratılmamıştır. Belki de çoktan yaratıldı ve yok oldu. Seni sevmeye ve özlemeye daha sen ve Dünya yaratılmadan önce mi başladım, yoksa sen Dünya’dan geldin, geçtin ve ben milyarlarca yıl sonra mı seni sevmeye başladım bilmiyorum. Kelimeler yetmiyor bazen anlatmaya ve kurşun geçirmiyor bazı hayatlar artık. Omuzlarını öptüğüm yeri hatırlıyorum, dudaklarım omuzlarına değmeden önce, insanlar mağara duvarlarına resimler yapıyorlardı. Dudaklarımı omuzlarından çektiğimde, insanlar artık galaksiler arası yolculuklara başlamışlardı. Her neyse; Açlığa çare buldunuz mu? Afrika’nın açlığına, aşka olan açlığımıza, özleme, müziğe, cinselliğe olan açlığınıza çare buldunuz mu?
Bunları geçiyorum. Sen, kendinin neresindesin? Nerede bekliyorsun kendini? Seni öptüğüm yer, kokladığım, sarıldığım, yer hâlâ duruyor mu? Hâlâ devrik cümleler gibi yaşamaya devam ediyor musun? Bilirsin çocuk; insanlar anlatım bozukluğu gibi ve hayat, alnına dayayıp silahı, sıkar kafana babasızlığı…
Sana bu satırları, zamanın olmadığı bir yerden yazıyorum. Belki bir gün, birbirimize bir şiirde denk geliriz.
Okan İlkılıçKayıt Tarihi : 12.08.2026 11:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!