yere düşen her kar tanesinde
Kayboldum beyazlar içinde
Karabahtım bile üşüdü
Bir sen kaldın içimde
Ama bir sen alevler içinde
bir şair ölmeden az önce,
şiirlere matem düşer,
mısralara devrik cümleler.
kafiyeler üşümüş sanki,
sarılmışlar sıkı sıkı öznelere.
hecelerin kanı çekilmiş gibi
Bir su testisi,
Aşktan almış tüm rengini
Nakışların güzelliği, şekli
Kandırır susayan herkesi
Kimseler bilmez içindekini
Bir bir sönecekti şehrin ışıkları,
diz çökecekti korkudan şehirler,
düşecekti yüzlerdeki maskeler.
salkım salkım dizilecekti ipe gölgeler,
bir of çeksem bitecekti bütün dertler,
güvendiğim dağlarda sen olmasaydın eğer
Savaşmadan tutsak oldum bir bakışına.
Bütün Kalelerim düştü,vuruldum sana.
Duygularım isyan eder aman vermez aklıma.
Bilemedim işgal mi yoksa ilhak mıdır gözlerin...
Kendine kat beni etimle kemiğimle seninim.
Canlar gelir boğazımdan acı acı yakarsın sinemi
Bozulur ağzımın tadı Her lokması haram gibi.
bir harabe duldasına sığındım korkudan biçare
sonunda tükendi tahammülüm yenildi isyanlarıma
Gerdanının kıyıları var denizler misali.
İnsanı alıp alıp yakamozlara götüren.
Ve kolların şehrin iki yakası gibi ayrı gayrı,
Sarılsaydın bir araya gelirdi bizimde yakamız...
Dudaklarının denize kıyısı vardı.
sana kıyıları olan deniz gibiyim,
dalgalandıkça durulan gönlümde...
bir deniz feneri gibi yol gösterdiğinde,
sığınırım limanlardan daha sakin gözlerine...
09/12/2021
Meksen kılınç
Kıvrımları hançerler kadar keskindi,
Teniyse gül gibi yumuşak ve inceydi,
Tüm korkularımı ateşe atıp,
Tutuşturdum cesaret meşalesini…
Usulca sokuldum gül kokuyordu teni,
Kimseler bulamaz.
Zümrütü anka misali.
Kaf dağında,
Aşk…
Kimseler ulaşamaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!