Karanlığa tutunuyordu gece
Mehtabın ışıklarıyla örtünüyordu
Sayısız uzak yıldızlar
Seninle bir bir açılıp kapanıyordu
Hüzün bulutlarının ardındaki süvari
Sislerini giyinmişti ağaçlar, evler ve düşler
Pare pare yine yayılmıştı gecenin içine
Pervane olup kanadı kırık yüzbinlerce ürperişler
Bir buzdolabı soğuğuna uyanıyor sabah
Her tutku dondurulmuş soldurulmuş
İçinde bekliyor gecenin bitmeyen anlarında
Bekleyip çoğalıyor efsane anlatılarında
Mehtabın tonlarını giyinirdi gece
Dalga dalga renk renk renk ümitlenince
Ve sabaha varırdı en uzak ümitler
Huzurlanırdık mehtabın sessizliğinde sakince
Sonra deniz kızları dolanırdı etrafımızda
Billur renklerini aydınlatırdı yansımalar
Ve mehtabı parlatırdı ay tenin
Sonra nefesin karışırdı deniz meltemlerine
Gözlerine yakılırdı gök mavi
Sesin yankılanırdı dik sarp koylarda
Sahiline vururduk dalga dalga ümitlerin
Ve gece kızıllığına varırdı
En puslu sabahın
Geceye karışırdı dumanlı hüzünler
Sana uzanırdı bir ucu doğan güneşin
Bembeyaz bir martının kanatları arasında
Ve bizi anlatırdı canhıraş balık
Bembeyaz martının gagaları arasında
Denizi evimiz bilirdik
Mehtabı da sonsuz severdik
Ancak toprak, hava ve ateşi
Merak ederdik
Oysa yoktu bir nefeslik akciğerimiz
Oysa yoktu toprağında yetişen çiçeğimiz.
Deryada olan biziz
Denizin kıymetini bilmeyiz.
Mehtaba dolan biziz
Zifiriye aşk deriz
Dilaver Öztürk
Kayıt Tarihi : 30.06.2026 03:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!