Unutulur mu dağ delenler, yolunda ölenler.
Hayaller kelepçeli.
Sevdalar prangalı.
Umutlar mapus.
Volta vurasım var gardiyan.
Geçit vermyen dağlar...
Mevsim zemheri...
İki At'ım vardı bir siyah biri beyaz.
Kurtlar uluşmasıyla sessizliği yırttım.
Görünen sis, duman.
Akşam mıydı, öğle miydi, zaman ne zaman.
Silahları vardı ateşsiz.
Mermileri vardı, tükenmek bilmeyen.
Elleri hep tetikte.
Ha desen kuduracak
Kalbimin ortasından vuracak.
Baş kaldırdım, olmaz böyle şey dedim.
Dikenlerin üstünde yürüyenler bilir.
Korların üstünde yürüyenler bilir.
Bozkırlar bilir bizi.
Dizlierimiz pembe değil.
Eğlence nedir bilmeyiz.
Eğlendirmez hiç bir şey.
Kanatlarım çelik.
Kollarım çelik.
Yüreğim çelik.
Kök çelik.
Dallar delik.
Nesil delik.
Danışık olanlar.
Karışık olanlar.
Ayrışık olanlar VE BİZ.
Kesik kesik bir çizgi çizilmiş.
Ortasında silikler...
Pislikler...
İsimler var etrafında kıyamet koparılan.
İsimler var canavar, yılan...
İsimler var direndiği sanılan.
Sembol diye anılan....
Kalmaz bir tek şey gerçeğe tutsan.
Kalmaz bir tek şey berrak eylesen.
Mevsimler mi vardı.
İsimler mi vardı.
Hangi mevsim hangi isim.
Dal kopmasın diye yaprağa yalvarışım.
Benim şu belalı başım.
Hey hey hey!
Yüzlerce gün çıkış bir günde geri düşüş.
Çakıldım.
Orman oldum ya cılız bir ağaç iken.
Yakıldım.
Dünya dediğin bu mudur:
Karanlıklar, delhizler, kör kuyular...
Gör hele nasılda değişti Dünya.
Mertliği yüz yerden delen hükümdar.
Hükmü merak eder olmuştum güya.
Gördüm ki halime gülen hükümdar.
Bir doğru aradım bin bir yalanda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!