Bir şimşek çaktı gökyüzünde
Kulakları sağır, gözleri kör etti
***
Kandiller söndü, yıldızlar yandı
O an geldi, yeryüzüne iman geldi
***
Ateş harlandıkça kudurur cana,
Kızıl diş geçirir yeşil ormana.
Duman sarar göğü, çöker zamana,
Ormancı göğsünü siper eyledi.
“Yaksa da canını, yakamaz yurdu,
İçimde fırtınalar kopar,
Dilim dönmez oldu, dil çaresiz.
Bir durgunluk çöktü yüreğime,
Anlatamam kelimeler çaresiz.
Haykırmak isterim sesim çıkmaz
Yine çocuk olmak isterdim,
Dünyanın kirinden uzak,
Güzellikleri görmek,
Kuru dala bakıp, açan goncayı,
Suya bakıp kiri değil, temizliği,
Çamura batıp, gülmek isterdim.
Bir çiçek bir gül imiş
Gül için bülbül imiş
Baharım yazım imiş
Anne damarda kan imiş
***
Arının ürünü bal imiş
Kıssadan hisse alınız;
Sorumsuzca avlananlara sözümüz
Artık ormanlar sessiz
Bıldırcınlar ötmüyor
Kınalı keklikler suskun,
Gece demez, gündüz demez çalışır,
Kendi yemez, içmez sana yedirir,
Evlat deyince, neyi varsa senindir,
Baba demek fedakarlık demek.
***
Gece ayazda kalkar, senin yoldaşın olur,
Babadır Affeder
Hangimiz hata yapmadık
Elde yok, avuçta yok,
Bir de üstüne biz yük ekledik
Canın sağolsun demedi mi?
Yoluna çıkan taşa vurma
Belki altında bir yuva vardır
Önüne çıkan her dalı kırma
Bilesin ki onda da can vardir
Sakın hakir görüp kalp kırma
Belki O kalbe rahmet nazarı vardır.
Anlamamış, anlayamamış,
Aynı tastan su içmiş,
Aynı tabaktan aş yemiş,
Gözünün önünde ama görememiş...
Basireti bağlanmış sanki,
Aşikar olanı görememiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!