Kurtuluşu bulmak sende,
Yaradılış sırrına varmak sende,
Kalbi huzura ermek sende,
İki cihan saadetine ulaşmak sende.
Bizden istenen sana gaip iken iman,
Ey oğul,
Kırık dökük de olsa her kelamın
Yeter ki her sözün "Allah" olsun
Olsun ki yüreğin huzur bulsun
Günün aydın, kesene bereket dolsun.
Ey oğul,
Sanma ki hergün böyle olacak,
Birgün gelecek tenin solacak,
Düşünce gülenin çok olacak,
İşte o zaman anlayacaksın,
Satlanat-ı dünya son bulacak...
Sen gittin gideli
Gönlümde hüzün
Gözümde yaştan gayri
Nem kaldı...
Baharım döndü kışa
Bir varmış bir yokmuş,
İşte bu kadar kısa,
Ne anlam yüklersen yükle,
İster "iki kapılı bir han" de,
İster "rüzgar gibi gelip geçti" de...
Nasıl yaşarsan yaşa,
Bir şimşek çaktı gökyüzünde
Kulakları sağır, gözleri kör etti
***
Kandiller söndü, yıldızlar yandı
O an geldi, yeryüzüne iman geldi
***
Bugün yine hüzün çöktü içimize,
Bir gül daha soldu, koptu düştü yere,
Büyükler "vakti gelen gider" der, bize,
Bir veda bile etmeden gittin işte.
***
Hayat doluydu parıldayan gözlerin,
Başın dik yürü madenci,
Yerin altında sen varsın,
En zor şartlarda sen varsın,
Sözde degil, özde,
Vatan sevgisi sende,
Fedakarlık sende,
Sabahın ayazı yüzüme vurur,
İçimde koca bir hüzün durur,
Ağaçların yaprakları gibi,
Her gün biraz daha vücudum kurur,
Yaş ilerledi,
Ateş harlandıkça kudurur cana,
Kızıl diş geçirir yeşil ormana.
Duman sarar göğü, çöker zamana,
Ormancı göğsünü siper eyledi.
“Yaksa da canını, yakamaz yurdu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!