Uyku firardadır Sekiz senedir
Varlığım zahirken yok olan yazsın
Âhir ömrümüzde virân hânedir
Hürlüğüm zahirken kök olan yazsın
Racon bacasını kaplamış duman
Uyuyanın uykusuna
Tek Yol İSLÂM yazacağız
Ödleklerin korkusuna
Tek yol İSLÂM yazacağız
Ehli küfrün beherine
Kürrei Arz’a Semâ’ya
Tek yol İSLÂM yazacağız
Yıldız’a Güneş’e Ay’a
Tek yol İSLÂM yazacağız
Ağaçların, dallarına
Kıssalar tecrübe ile malûldür
Âtiye baktım dünümü düşündüm
Mâzisini bilen müdâkkik kuldur
Dört vechede tek yönümü düşündüm
Selâm şühedaya Selâm Hâbile
Söyle âşık söyle sözü derinden
Bilirsen Piredir Filden ötesi
Huruç; kainâtın dört bir yerinden
Başladı; taş, toprak, kilden ötesi
Âmâ rika katran kazandır dibi
Telefon çalınca Efendim derken
Teller bana Seni hatırlatıyor
Talihin çilesi, çekip giderken
Yollar, bana Seni hatırlatıyor
Emrinle ataştır yakmayıp, yakan
Tercih bize bırakılmış Mevlâdan
Soruyorsun madem koredeyiz biz
Nasîp olan gelir arşı âlâdan
Bir ara da iki deredeyiz biz
Evet: yaratmıştır doğmadan önce
Dedim memleketin görünen hâli
Ezelden ahire şer dedi, gitti
Sahip olduğunda devlete âli
Her zaman herhâlde Şî’r dedi, gitti
Yeter be Milleti güttürdükleri?
Dedim; güzel sende olmayacak şey
Nedir gördüğüm hâl şer dedi gitti
Dedim böyle müteessir eden ney
Cennet üzümünden şır dedi gitti
Dedim ki düşüncen derin mi derin
Sana inanmıştım sense sözünden
Fırtmağı maharet sandın değil mi?
Dertlere garkoldum senin yüzünden
Yırtmağı maharet sandın değil mi?
Ayrılık hicranı ölümden acı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!