B2’de,
Vezir için,
Şah için,
Ön saflarda durup
Onlar için savaşmaktan
Tiksinen bir piyondu.
Zor geliyor ayrılık bana;
Hasretin adı sende kaldı,
Tadı ise bende.
Baharın kokusu, güllerin rengiyle örülmüş bir masaldık biz;
Solmadı; nefesi hâlâ içimde.
Bir sahildeyim;
Zincir zincir bağlıyım bütün kum tanelerine.
Sen ise,
Hırçın köpüklerle beyazlanmış
Masmavi bir dalgasın.
Geçen yaz denizdeyken,
Senin sıcaklığınla
Damla damla olup buharlaştım
Buğulu gözlerine benzeyen bir buluta.
Aylarca o bulutla savruldum
Ocak ayının henüz üçü,
Dışarıda sıfırın altında yirmi derece bir soğuk.
Sobam sönmüş, ne kömür var içinde, ne köz;
Saat olmuş gece yarısı,
Sıcaklığım yalnızca resmindeki gülüş
Bir gece çıkıp kaybolsam
Zamanı olmayan bir yere düşse yolum
Çünkü zamana uysam seni
Uymasam kendimi unutuyorum
Geçen gün
Saçından bir tel verdin ya…
Dün kaybettim.
Bulana ödül var diye
Gazeteye ilan verdim.
Üstüme üstüme koşturuyor
Çılgın, acele geceler
Kırlangıç hızıyla
Yarasa çığlıklarıyla.
Hepsi soğuk, hepsi yalancı.
Minibüslerin
kışın çamur sıçrattığı,
yazın toza boğduğu
o pastanenin köşesinde
beklerdi beni
mavi.
Güya çalışmak için
Geçtim masamın başına.
Bir şarkı açtım,
Tını olsun diye.
Orhan Gencebay




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!