Bindiği otobüsün kapısına,
Elini sıkıştırmıştı Necati o anda.
Can acısı sardı bütün yanını,
Öğleden sonra gizlice,
Telefonuna kulak misafiri olmuştu,
Hakim beyi düşündü bir anda.
Zor geliyor ayrılık bana;
Hasretin adı sende kaldı,
Tadı ise bende.
Baharın kokusu, güllerin rengiyle örülmüş bir masaldık biz;
Solmadı; nefesi hâlâ içimde.
Ocak ayının henüz üçü,
Dışarıda sıfırın altında yirmi derece bir soğuk.
Sobam sönmüş, ne kömür var içinde, ne köz;
Saat olmuş gece yarısı,
Sıcaklığım yalnızca resmindeki gülüş
Bir sahildeyim;
Zincir zincir bağlıyım bütün kum tanelerine.
Sen ise,
Hırçın köpüklerle beyazlanmış
Masmavi bir dalgasın.
Geçen yaz denizdeyken,
Senin sıcaklığınla
Damla damla olup buharlaştım
Buğulu gözlerine benzeyen bir buluta.
Aylarca o bulutla savruldum
Bir gece çıkıp kaybolsam
Zamanı olmayan bir yere düşse yolum
Çünkü zamana uysam seni
Uymasam kendimi unutuyorum
Geçen gün
Saçından bir tel verdin ya…
Dün kaybettim.
Bulana ödül var diye
Gazeteye ilan verdim.
Üstüme üstüme koşturuyor
Çılgın, acele geceler
Kırlangıç hızıyla
Yarasa çığlıklarıyla.
Hepsi soğuk, hepsi yalancı.
Minibüslerin
kışın çamur sıçrattığı,
yazın toza boğduğu
o pastanenin köşesinde
beklerdi beni
mavi.
Doğan çocuklara
Dedelerinin adının
Bir hatıra diye bırakıldığı
Yıllarda doğmuşum.
Başlarını sokacak bir ev derdindeymiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!