Dün gece gene
Görünmez bir el tuttu elimi
Aldı beni benden
Götürdü uzaklara
Derin dehlizlere
Berrak akan sulara
Nasılsın dünyanın en kötü kadını
Unuttun mu tenimin o tuzlu tadını
Dağa taşa ya da bir kağıda değil
Ruhuma yazdım ben senin adını
Feryadım karlı dağlar eritsede
Ey pis nefis!
Seni ben nasıl öldüreyim?
Hangi dipsiz zindanlara sürgüne göndereyim?
Sen azgın lavlar püskürten bir yanardağ değil
Babilin asma bahçelerinde bir sümsük
Dingin sularda süzülen dup duru köpük
Nedir buranın hâli böyle
Ne kadar da benziyor aşıklar çöplüğüne
Olmuyorsa olmuyordur kardeşim
Zorlamaya, zorbalığa ne hacet
Ceketini, cebine koyduğun mektupları, mektupların içine sıkıştırdığın sevgi öpücüklü kurumuş gülleri
Hüznünü ve göz yaşınıda alıp gitmesini bileceksin
Üşüyorum
Kalbimin kuzey cephesi üşüyor
Sonra aklıma hep
O mesut günler düşüyor
Şaşıyorum
Sadece ben değil
Tokluk hissine bizatihi karnımız toktur
Tam da bu sebepten mütevellid
Ona el açmaya müdanamız dahi yoktur
Varlık, yokluk, açlık ile olmayız müşgül
Varlığın kendini aramak mı hiçlik ?
Oldu ki aşık isen, bu har'ın devasıdır ab
Ola ki maşuksan, ferah vermez hiç bi şarab
O ki, meyalin bu aciz cana ızdırab
Oldum hayalinle hasbihalden bitab
O Ay simanı hatırımdan düşürmesin yâ Rab
Huşu ile üflesem de ney'ime
Sümme haşa vecd, benim neyime
Neyzen "nefesin sahibi benim" diye bağırsa
İşitmez o kulaklar bu seslere sağırsa
Yücelik ararsan dön de özüne bak
Onlar ki genç öldü
Ve gülüşü hep yakışıklı kaldı Denizin Yusufun Hüseyinin
Mahirin bıyıkları bir bıçak gibi kesti
Yobazın bakışlarını
Çocuk Erdalın yürüyüşü titretti hakim beyi
El etek öpmedi Ahmetler
Duyusal şiirle doymayız biz
Beş duyu yetmez bize
Duygu, his, haz, ilgi ve algı merkezli
Kulağa ve tine ve tene ve kalbe hoş gelen
Kadifemsi şiirler yoktur argümanımızda
Bu şeyler kötü değil, hatta güzeldir aslında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!