Rıza-i ilahidir emelin, biliyor bunu bu millet
Elhak yapıyorsun gece gündüz hummalı bir hizmet
Cümle şer şebekesi saldırsa da olanca kuvvet
Akıllı mı delimiyim
Ölü müyüm, diri miyim
Elim derir, gözüm görür
Ben vefasız birimiyim,
Dostuma kucak açarım
Sana bir sır vermiştim
Ben sana güvenmiştim
Tutamadın sözümü
Güldürmedin yüzümü
Tutamadın sözünü
Türkistan’dır benim yurdum
Turan diye hayal kurdum
Özgürlüğe ben baş koydum
Ey Asena’m Ey Bozkurt’um
Bu ses,
Ses değil, bu bir çığlık, ızdırabın en koyu hali, endişenin en üst sınırı,
Düşmanın en acımasızına, dostun en vefasızına, çilenin en ağırına, maruz kalmışlığın sesi...!
Aynı zamanda da ciddi bir özeleştiri,
Olanların aslında kendi benlik ve kimliklerinden uzaklaşmasından, kim olduklarını unutmalarından da kaynaklandığının mesajı, hem de bizlerin de ders alması gereken bir mesaj...!
Ey Güzel kadın
Dilimden düşmüyor adın
Ey güzel kadın
Elimden bir şey gelmiyor
Ne bu inadın
Elleri hep kınalıdır
Çalışır Gagauz anam
Yüreği hep yaralıdır
Çilekeş Gagauz anam
Dilimi öğrettin bana
Gelmez miydim
Gelmez miydim gel deseydin
Sevmez miydim sev deseydin
Bahtıma ağlamak düştü
Gülmez miydim gül deseydin
Dayım,
Gitti dayı, can yoldaşın
Senin, hayat arkadaşın
Hem yoldaşın, hem sırdaşın
Vakit akşam mı yatsı mı
Kaybettim bu gün dostumu
Haşa, meleğin kastı mı
Tövbe tövbe, git Yakub’um




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!