Mühendis çizdi,
Usta bir bakışta bildi,
Ev sahibi ikramda kusur etmedi,
Pekde güzel oldu ahşap merdivenim.
Yukarıdan başladım aşağıya doğru çizdim,
Espiriyi keçiye bağlama,
Babam yok diye ağlama,
Yüreğini dağlama,
Pikniğe gidiver.
Unutma baban her zaman yanında,
Polis sahipsiz,
Kimsesiz,
Yalnız,
Siz hiç bir savcının, hakimin bir askere dayılandığını gördünüz mü,
Göremezsiniz.
Oysa Polis, şamar oğlanı,
Ay ışığında gitmişim Kuzköye,
Türküler söyleyerek,
Bazen koşmuşum, Bazen yürümüşüm,
Mis gibi çam ağaçlarını koklamışım,
Çiçeklere böceklere selam vermişim,
Çam oluktan su içmişim,
İçini dışını gelip görmek önemli değil,
Sende bizleri içi dışı bir bil,
Artık gezmeyi bırak il il,
Sadece Allah'ımın huzurunda eğil.
Allah'ım neyler neylerse guzel eyler,
Senin sevdiğini kimse bilmedi
Sevginden de ölmedi
Sevdiklerin haberdar olup yanına gelmedi
Sadece sen sevdin
Kuzköy bazen çok insafsız,
Küçük sorunları büyütüyor,
Dağ gibi yapıyor,
Oysa hepsi de yapılabilecek şeyler,
Herkes gerçekleri görüyor,
Kuzköy artık eskisi gibi değil,
Sincanın suyundan içtim kana kana
Arkadaş aradım yana yana
Sende beni anlasana
Sağa sola bakındım durdum kuzköy de...
Gittim harmana kalmamış samanlık
Hayırlı Günler dilerim ey dünyalı
Ne ler yaparsınız sizin oralarda
Nasıl gidiyor hayat
Mesela sizlerde
Geceye damgasını vuracak sözler yazıp gidermisiniz
Karşı tarafın hayatı nasıl, bilmeden, sormadan
Evleri iki katlı ahşap,
Zile basılınca hemen açılmaz,
Kapı arkasından sürgülüdür,
Kim o diye bir ses duyulur,
Kapıdan bir adım geri çıkılıp kendini gösterirsin,
Evünlükten merdivene doğru ayak sesleri hızlı hızlı gelerek kapı açılır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!