Cemre suya düşmüş,
Güneş kendini göstermiş,
Dereler sevinçten coşmuş,
Kuzköyüme bahar gelmiş..
Tüm ağaçlar tomurcuklanmış,
Bilerek Kuzköye bir ev yapmamışsan eğer,
Gurbet elde mal mülk edinsen neye yarar,
Mamellikten Kuzköyü seyretmemişsen eğer,
Antalyaya Marmarise gitsen neye yarar…!
Elmabelini yorulmuş bedenimle döne döne çıktım,
İçimde ki belirsiz duygulardan bıktım,
Dişlerimi sıktım,
Kuzköyüme giderim..
Yıllar oldu ayrılalı köyümden,
Gelin birlik olalım,
Kuzköyü bilmeyen bilmesin,
Çayımızı hep birlikte içelim,
Kuzköyüme nazar değmesin.
Hepimizin yüzü gülsün,
Çayını şekerini bolca al,
Ekmeğin arasına tereyağını çal,
Hayvanları meraya sal,
Kuzköyüm köyde kal.
Kimselere aldırma,
Gırana çıkar sincana doğru bakarım,
Eskileri düşünür dalarım,
Bir zamanlar ne atlar koşturmuştuk,
Ömür bitti ona yanarım.
Yıllar ne de çabuk geçiyor,
Leylekler yine geldi,
Caminin kupbesine yuvalarına yerleştiler,
Bırakın kendi hallerine,
Seslerini özlettiler..
Kanatlarını çarpa çarpa uçsunlar,
Bölük emin, Molla Mustafa, Hacı Yusuf,
İskilibe giden yol, tamirhaneler, petrol ofisi,
Tek başına güneyde ineklerini otlatan dayı,
Harman yerinde madımak toplayan teyze,
Ak sakallı dedemin heybetli yürüyüşü,
Okul çıkışı Minibüslere koşan çocuklar,
Kar yağdı bu yıl Elmabeli dağına,
Araçlar yolda kaldı çocuklar üşüdü,
Gidilmez artık İskilibin parkına,
Her taraf buz tuttu, bizim köy üşüdü,
Kar yağınca Karayolları kürür yolları,
Sincanın olukta donlarımızı yıkardık,
Çeşmeden helkelerle su taşırdık,
Birbirimizi sever sayardık,
Kuzköyümüzde, Kuzköyümüzde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!