Yıllar sonra gördüm karşımda seni
Ne hale gelmişsin acıdım sana
Tac etmek isterken başımda seni
Pür-melâl olmuşsun acıdım sana
Takvim dallarından tek tek yırttığın
Ne derman var bende ne dizde takat
Şu ömür yolunu böyle koşamam
Tüketti varımı yediğim tokat
Bu gidişle zaten ben çok yaşamam
Karşımda dururken şu yalçın dağlar
Sevda ikliminde gül açtım deme
Kırılmadan beni anlayamazsın
Aşka kanatlanıp da uçtum deme
Vurulmadan beni anlayamazsın
Yavaş ol güvenme öyle kendine
Düşün ki sensiz bir kalp taşıyorum
Ruhum ömrüme yaş katar mı sandın
Kör sesler içinde tek yaşıyorum
Ölümü hayattan beter mi sandın
Simsiyah saçıma aklar dolsa da
Aldatmasın seni bendeki haller
Gözlere sığmayan aşk seli vardır
Dağlara denk düşse içimde küller
Bende Ferhat gibi bir deli vardır
Aht ettim sevdaya ruhum sıkılmaz
Ne seste ne sözde ne de sendedir
Adın aşk denilen hecede gizli
Sevmekse marifet sanma bendedir
Hüner kalbe yağan gecede gizli
Şöyle bir baksan sen de göreceksin
Görmez sanma bilir sendeki hâli
Kör gözlerle bakar gecenin rengi
Her köşe başından uzanır eli
Hep karşına çıkar gecenin rengi
Sakın ha aldanma sireti kirli
Kalmadı sinekte ne yağ ne de hâl
Kıydıkça kıyarsın gözün doymaz mı
Bitleri kırkarak mal üstüne mal
Koydukça koyarsın gözün doymaz mı
Boşuna anlatma kendini bana
Kalbim çok ziyana uğradı sende
Af dilemek için yüzün mü kaldı
Alacağın başka bir şey yok bende
Bir kuru canım var gözün mü kaldı
Böyle zalim olma dedim duymadın
Ne kadar çok günah işledin Şeyda
Pişmanlık çemberin daralır her gün
Tövbe için zemzem eylemez fayda
Kısas için kalbin kırılır her gün
Satmayan anlamaz ömrü özleme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!