Benim sana söyleyecek sözüm kalmadı
Var sen söyle sözünü içinde kalmasın
Dara çekilmedik günümüz yoktur
Bir de sen sor söyleyecek sözüm yok benim
Sıfatında insan özünde sözü doğru olmayan
Bir çocuğu öldürmekten
Farksızdır,
Bir aşkı öldürmek…
Ankara’98
Gönül teline dokunsa mızrabım
Aşk ile iniler sazım
Hüzzam makamında çıksa avazım
Yanık bir ağıttır dağlarda ahım
Çırpınır bir yaralı turnada canım
…
Acıda kırılır
İnancımızın aydınlığında
Bir kara bulut gibi
Yok olur gider
AÇLIK
Evrene dağılır sesimdeki öfke
Açlığa vurulan bir tokat gibi
Sizin yüreklerinize basmıyor mu?
Çıplak ayakları çocukların
Zaman geçer
Anılar kalır geriye...
Saklandığın baharlar yaza döner
Geçmişin uzaklaşır sen büyürken
Acıdır
Umuda kanar
İnadına inadına gülüşlerin
Barışın türküsüne sızar
Hain kalleş namlulular
Sabahın ayazında
Uyanır Ankara şehri
Kışlanın bahçesinde
Yanar Ankara şehri
Puslanır akşam üstü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!