MEHMED’İM - 1
Hicran-ı nârıdır ciğeri yakan,
Tuğyan değil evlat, vatandır bakan.
Toprağın bağrına imza bırakan,
Sessizce kıyamı bekler Mehmed’im!
Kader-i mutlakla yazmış adını,
Almışsın şehadet, cennet tadını.
Silsen de gönlünden dünya yâdını,
Göklerin fatihi sensin Mehmed’im!
Mürşid-i kâmildir, askeri evlat;
Bu bağda aranmaz başka bir hilkat.
"Kimim?" diye sorma, işte bu fıtrat;
Ülkenin mihengi, taşı Mehmed’im!
Zemheri-i ayda güneş doğurursun,
Vatanı aşkınla sen yoğurursun.
Kafdağı’ndan öte nida savurursun,
Zamanı aşan o sessin Mehmed’im!
Vuslat-ı yâr ile yola çıkansın,
Zulmün sarayını yere yıkansın.
Şehadet şerbeti içip akansın,
Gönül sarayımın şahı Mehmed’im!
Güzide-i dehrin tek neferisin,
Hainin bağrına bin kederisin.
Zulmün karanlığına sehersin sen,
Şafağın müjdesi, nûru Mehmed’im!
İmanın zırhıyla göğsün gerili,
Cennet bahçeleri önünde serili.
Ezelden bu yola ismin yazılı,
Kaderin şerefli payı Mehmed’im!
Mukaddes-i emanet elinde bayrak,
Seninle titrer yer, gök ve bu toprak.
Solmasın yüzünde açan o yaprak,
Baharı müjdeleyen ersin Mehmed’im!
Tevazu-i dille bir dev gibisin,
Vatanın kalbinde saklı ev gibisin.
Yanıp da sönmeyen bir alev gibisin,
Gönül ocağının koru Mehmed’im!
Hafız-ı vatanın öz bekçisisin,
Mazlumun duyduğu umut sesisin.
Sen Hak yolcusunun son nefesisin,
Ölümsüz bir sevda, cansın Mehmed’im!
Ferman-ı Hak ile yazılsa şanın,
Güneş sırma olsa sağın soluna.
Kurbanım o temiz, pak olan canına,
Milletin gözbebeği, feri Mehmed’im!
Silsile-i devlet seninle kaim,
Nöbetin uykusuz, davan da daim.
Huzurunda eğilir her türlü zalim,
Adaletin keskin kılıcı Mehmed’im!
Sükût-u leylidir dertleri örten,
Görünmez ordular ardında yürüyen.
Toprağın altında bile sönmeyen,
Gönül kandilimiz, fer Mehmed’im!
Ufuk-u atinin parlayan yüzü,
Seninle aydınlık vatanın güzü.
Milletin sinesinde en doğru sözü,
Söyleyen dillerin feri Mehmed’im!
Nizam-ı alem davası sende,
Bir can ki saklıdır mukaddes bende.
Hainin korkusu her bir nefeste,
Adınla titretir yer gök Mehmed’im!
Hakk’a el açınca rahmet saçılır,
Bâb-ı saadetler Hakk’la açılır.
Zalimler kendine nârı seçilir,
Vuslatın müjdesi sende Mehmed’im!
On beş Temmuz günü gördük düşmanı,
Dost kılıklı kurdu bildik her anı.
Şimdi daha büyük tut sen meydanı,
Âti-i cihanı yaz sen Mehmed’im!
Kadın çocuk demez öne atılır,
Şehadet tadına iman katılır.
Vatan hainleri elbet satılır,
Kıyam-ı millîyle bil ki Mehmed’im!
Bahr-ı ummanlara o eski rüzgar,
İslam’la birleşti oldu bize yar.
Ne bir korku kaldı ne de eski dar,
Engin denizlere açıl Mehmed’im!
Birlik tespihinin imamesi biz,
Tarihin sönmeyen o muazzam iz.
Ahlakın mührünü bas sen tertemiz,
Dünyaya nizamı verdin Mehmed’im!
Yedi iklim dört bucak Turan-ı Cihan,
Şahlanış vaktidir yürü Mehmed’im!
Dindi mi Nûrferah sendeki figan,
Zafere koşan o yolsun Mehmed’im!
Hidayet güneşi kalplere yetti,
Zulmün karanlığı ebedî bitti.
Hakk’ın adaleti dünyaya yetti,
Cihanın sahibi sensin Mehmed’im!
Vahdet-i vücutla buldun kemali,
Sendedir ecdadın vakur cemali.
Nûrferah kalbinin sönmez hayali,
Gönül sarayımın şahı Mehmed’im!
Nûrferah / Züleyha AKTAŞ
Züleyha AktaşKayıt Tarihi : 7.04.2026 06:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!