Yitip gitti düşler
külrengi sisler içinde,
Kayboldu güneşin ötesinde
kızıl gülün sureti...
Yürekte saplı
paslı bir hançerdir
Ömrümce hasretin çektim
Lokman bilmez sızı ile
Sevdanı türküye döktüm
Ayrılığın sazı ile
Kalbimi aşka düşürdüm
Onlarca hergele takılmıştı ardına
güzelliğinle kamçılıyordun
onların aç libidolarını,
Hepsinin derdi
aynı ve birdi
yağmalamaktı
SEVDANIN SON AKŞAMI
Bir bilsen nar çiçeğim
aşkın ateşiyle ben milyonlarca sene
volkanik dağlar gibi yanıp yanıp söndüm,
Demir atmıştı ömrüme gece
gözlerinden bir kıvılcım alırım diye
Uyan da bak
pencerenden dışarı
sana seranaddayım
gece yarısından sabah alacasına...
Şarkılarıma kuşlar devam edecek
sen o tatlı uykularından uyanınca
Biz yaşamı aşk anladık
aşkı başkaldırı,
Hep aynı anlamdaydı
sevda ile kavga,
Zaptolunmazdı hınç yürekte
durdurulamazdı damarda kan..!
Kurşun değil
sevda yarasıdır kanayan kalbimde
Bastırıp acısını bütün ayrılıkların içimde
gidiyorum dönüşsüz bir karanlığın tünelinden,
Ne yazık nafile geçip gitti günler ömür boyunca
Gönül dara düşüp çırpındı çaresizlikler içinde
Gönül bahara erdi yeniden
gün kararırken seninle,
Çağladı yürekte aniden
Uğul uğul sevdalı sesler
Geçip gitti çöküntüsü
Bilmem anlayabilir misin ki sen
hergün “yeni bir dünya doğar”ellerinden,
Doğa tazelenir onyedisinde kızlar gibi
mutlulukla bezenir yaşam yeniden...
Bilmem görebilir misin tan atarken
yoksun!
gözlerimde harabeye dönmüş
kocaman bir ülke manzarası...
yoksun!
hıçkırklar kuşatır yüreğimi
yollarda anasız çocuk ağıtları...




-
Nazlı Nalçacı
Tüm YorumlarİYİ OLUR HERKEZE UYGULANIRSA..........