Nasıl bir bakışla girdin gönül dünyama
Karmakarışık duygularımı neden daha çok karıştırdın
Bahar soğuğunda ateşler içinde yakmayı nasıl başardın
Sarı saçlarının her bir telinde neden sararttın beni
Daha gönül yaramın kabukları dökülmeden
Sırlarım çözülmeden çıkmazlar içine niye sürükledin
Sevdanın adını anmaya korkarken niye bülbül olup şakıtmaya başladın dilimi
Evvelin evvelindeki yorgunluğum ağarmış saçlarımdan belli olmuyor mu?
Sen ki saç diplerime kadar beni tanırken
Olmazlar beni içinde boğarken
Yaşlarım yollara sel olmuş akarken
Bu yakınlaşmanın beni yaktığını gönül kayığımın tersine yol aldığını görmüyor musun?
Deryalar içinde garip susuzluğuma tuz basıp
Manalı bakışlarınla beni hapsedip
Uçsuz dipsiz kuyuların karanlığına tepip
Derin yaralarla kan gölünde boğup
Izdırap deryasında kederle gark ediyorsun
Ben yeni bir han hükümdar sığdıramam asi yüreğime
Sevda esareti taşıyamam
Virane bağların solgun güllerini taşıyan yaslı yüreğim
Sevda pınarını kanla akıtan gözlerim
Söğüdün dalları gibi salkım saçak duygularım
Ağıtlarla acılı türkülerim dayanmaz yeni bir sultanın hükümdarlığına
Mazur gör maraz dolu kalbimi
Maksadım seni zarardan uzak tutmak
Seni bir ömür boyu satırlarımda taşımak
Sarı saçlarını şiirlerde dizelerde saklamak
Gönül defterini vaktinde kapatmak
Kayıt Tarihi : 1.06.2026 21:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!