Zorlu fırtınalar, koptuğu zaman,
Kapanırdı yollar, vermezdi aman,
Ocakta tütmezdi, ufacık duman,
Buz tutardı, ıssız geniş ovalar.
*
Kuzular çayırda, neşeyle koşar,
Çobanlar, durmadan engeller aşar,
Çağlayan ırmaklar, menzile taşar,
Yoksul ahalinin, yanıktır bağrı.
*
Kırsalın insanı, tohumlar eker,
Gözünden toprağa, yaşları döker,
Sırtında yüklerle, boynunu büker,
Umudu yeşerir, nisan ayında.
*
Evlatlar, gurbete gidince gardaş,
Bırakır arkada, nice can yoldaş,
Zorlu şartlar ile, ederler savaş,
Mektuplar yazılır, hasret rüzgarı.
*
Terk edilmiş köşkler, virane kalmış,
Gidenler, kente dek epey yol almış,
Kalanlar, derin bir uykuya dalmış,
Göç eden tayfalar, bolluğa ermiş.
*
Güneş doğduğunda, ışıldar beyaz,
Tarlalara düşer, korkunç bir ayaz,
Bu çetin iklimde, yaşanmaz hiç yaz,
Yürekler üşütür, soğuk rüzgarlar.
*
Çiftçiler tarlada, dökerken emek,
Zorlaşır sofrada, yenilen yemek,
Sabırla beklerler, bir fayda demek,
Yoklukla sınanır, bütün hayatlar.
*
Garipler, kente dek uzanıp gider,
Eskimiş dertleri, orada biter,
Cepleri doldukça, yükselir değer,
Varlığa kavuşur, mazlum insanlar.
*
Metropol kahrını, sırtına atar,
Konaklar alarak, sevinçle yatar,
Ticarethanede, malları satar,
Gariplik günleri, kalır mazide.
*
Varlığa erince, kalkar eski toz,
Yoksulluk bitmiştir, edilir bol söz,
Çekilen çileler, bırakmadı köz,
Rahata kavuştu, mazlum ahali.
Kayıt Tarihi : 28.03.2026 11:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!