Sanırım alışıyorum yokluğuna
Varken de hep kendime sarılırdım
Geceleri de ağlardım tek başıma
Ben, sensiz yaşayamam sanırdım
Sanırım alışıyorum yokluğuna
Sigaram bitmek üzere
Ben sadece ağlıyorum
Parmak uçlarım yanmakta
Ve izmariti atmıyorum
Ellerim acıyla uyuşuyor
Sayfalarca yazdım seni, sözlerimdin
Kimseler anlamadı, sense bilmedin
Belki okumadın yırttın, görmedin
Benim sevdam, benim her şeyimdin
İçimi ısıtansın, saflığım, masumluğum
Kalbimde korları hissettim bugün,
Ebedi sevda bu içimdeki.
Hasretten kıvransam ne olur?
Sarılıp dindiremeyecek ki!
Mavi gözleri gördüm bugün,
Firuze, bakmıyor bu gözler aynı
Alacamı kim zalimler ağlattı
Söyle kim bilir kaç zamanın kaldı
Beyazına kanlar çökmüş Firuze
Firuze, gördüm epey serpilmişti
Bilerek, isteyerek terk ediyorum
Puslandı yürüdüğüm sokaklarım
Ardımda hoyrat sevdam var
Zambağını masana bıraktım
Gidiyorum
Tüm kış boyunca gelmeni bekledim
Yürürken birden şarkı tutturmanı
Durmaksızın masallar anlatmanı
Tekrardan nefes almayı bekledim
Yıllar geçti bulamadım sevgilim
Gökyüzünden güneşi çaldım
Yine de layık değil saçlarına
Arada bir hafif alaca değer
Işık sızardı kahve uçlarına
Yıldızları da izleyemezsin, bendeler
Doğrudan güneşe kasteder gözleri
Nice yıllardır günüm doğması sebebidir
Kuşluk vakti mest eder ruhumu ahengiyle
Vicdansız, iç çeker yıldızlar güzelliğinle
Gonca güller serpmiş gönül bahçem
İstanbul bizi haykırıyor, duyuyor musun?
Hiç istemediğin ben var hatta sesinde
Bir tutam da sevgimi katmış yakarışına
Sen duymazsın bak, ondan anlatıyorum
Ah benim kalbim, ne diye aşık olacak sana?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!