Pencere önündeyim, yağmur yağıyor
Herkesin boynu eğik, evine kaçıyor
Yağmurdan mı, hüzünlerden mi?
Keder yağar başımıza sağanak gibi...
Neyleyim bu çaresiz başımı
Varım bu dünyada
Sen yaşadıkça varım
Ellerini ellerime kattıkça
Kollarını bana doladıkça varım
Bıkmadan yüzüne bakarım
Bahar yanıbaşıma gelir sevgilim
Gülünce gözükmesi gamzenin
Ya da serpilmesi yeşil kırların?
Renkler, o çukurdaki çiçeklerin
Gül, orkide dediğin nedir ki?
Hep hırçın bir yağmuru dindirir içimde
Her güldüğünde bir yakamoz,
Gönül penceremden girer sezdirmeden
Ve taşkınlar yaratır can denizimde
Geldiği gibi yavaşça süzülür bedenimden
Çok kaptırma kendini dedi annem
Konu senken, çok komik değil mi?
Görse bir ışıltını, nazende tavırlarını!
İnsanın nehir olup da akası geliyor,
Çağlayan sular gibi yana yakıla...
Açarmış kırlarda çiçekler
Cıvıldarmış kuşlar neşeyle
Bir ben eksiğim bu bahar
Yalan yüzler gördüm düşümde
Su ne de güzel akarmış böyle
Can alan toprak gibi, hırçın bakar gözleri
Lakin bir o kadar nazik, merhametli
Toprağına vuran güneşler var inceden,
Rengi dahi beni böyle delirtmemeli...
Dalgalanan denizden esinti vurur yüzüne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!