Son yazımı reçete kâğıdına yazıyorum. Tabii ki, ignelerimi vurdurup ilaçlarımı içtikten sonra doktorun “Artık sapasağlamsın” sözünden cesaret olarak onu elime aldım. İstemedim her gözüme takıldığında hasta olduğumu anımsayayım. Üstelik bir tarafi beyazdı reçete kâğıdının. İstemedim kâğıdın kaderine yalnız reçete kâğıdı olmak düşsün.
Temiz ve beyaz olanı kesinlikle çöp tenekesine atmak doğru degil!
Kâğıt binbir zahmetle yapılmakla beraber, onu üretmek için ormanın nice güzelini kesiyorlar.
Yazdım, içimdeki duygularımı toprağa dikip büyütmek için.
Ağaç geriye kalan hayatını bende yaşasın diye...
...Her biten arzuda insan yaşıyor.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta