Eskil ve çağlar içinden çağıldayıp gelen
Masallar dinledim
Bir öyküye kahraman olmaktansa.
Kim kimin kahramanı diye geciyorken
Aklımda, kulağıma taktığım kirazlar kalmış
Uykulu bir akıl neyleye
Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
Devamını Oku
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
Bu fani hayat'ın bir imtihan olduğunu ve ölümle sona ermediğini, imtihanı kazananlar için baki cennet yurdu, kaybedenler için de cehennem denen bir diyar olduğunu Kur'an biz 1500 senedir anlatıp dururken siz hala, masalcıların masallarıyla mı oyalanıyorsunuz Samiha hanım?
Hayırlı sınavlar.
ölümle son bulmuyor bu hayat.. aslında bir başlangıcın başıdır ölüm..
işte bunu iyi işleyen şaireyi yürekten tebrik..
Önce tebrik ediyorum. Dertli yüreği kutluyorum. Ama kurulun yerinde ben olsaydım şairenin Gazzeli Gülsüm diye bir şiirini okudum onu seçerdim. Ama tabi bu şiirinide çok beğendim tekrar tekrar tebrikler
HEDEFİNİ BİLEN BAŞARILI OLUR
Ben şairenin profil sayfasına şöyle bir nazar eyledim. Kısa birkaç cümle ve aşağıdaki beyit dikkatimi çekti.
Hoşuma giden tarafı, şiir vadisinde ne olmak istediğini, hedefinin ne olduğunu bilmesi.
Edebiyatımızda oldukça başarılı isimleri, zirveleri örnek almış kendine. Bu da ayrı bir değer. Ne yapmak istediğini bilen, şuurlu biri.
Öncelikle bu yönüyle kutluyorum.
“GÖLGELER ŞEHRİNDE GÜL, KİMSEYE KALMAYACAK
ÖTELER ŞEHRİNDE GÜL, BİR DAHA SOLMAYACAK”
*
Şiire gelince:
Üzgünüm…
Daha ilk kelimede takıldım. Ben kendi adıma, birinci viteste olmama rağmen debriyaja basılı kalınca ayağım, kalkış yapamadım.
“eskil” nedir, hangi kelimenin karşılığıdır diye düşünmeye başladım. Öz Türkçe denilen bu cinsten kelimelere bir türlü ısınamadığımdan olacak…
Mantık olarak yanlış olmayabilir. Mesela “yoksul” var ise neden “varsıl” olmasın gibi…
*
Eskilerin, evimizin büyükleri, baş tacımız ninelerimizin, dedelerimizin o tombul tombul yanaklarındaki ak tenlerinin yansıması yumuşaklığına dokunmak, dudaklarından dökülecek kelimelere, gözlerinin içine baka baka, bir saz teli gibi inceden inceye titreyen dudaklarına odaklanmak ne hoş olurdu yarabbim.
Her daim, bir tebessümün en içli sıcaklığını duyururlardı, ahenkli, sıcacık seslerinde.
Çocukluğun altın küpeleri kirazlı nasihatler. Zaten her bir hikâye, her bir masal altından da kıymetli değil miydi?
Onlar bilerek, bebekler bilmeden hayat dersi alırlardı, çocuksu gülüşleriyle…
Kulaklara takılan anlık kirazların aksine, hayat oyununun kalıcılığını işlenirdi hafızalarımıza…
Her çocuk, kendine düşen payı mutlaka alırdı.
Şimdi mi?
Sormayın efendim.
Dil sustu
Göz küstü.
Ne sıcak bakan, ne ahenkli konuşan var.
Göz niyetine camdan kocaman bir ekran, ekrandan dökülen sıcaklığını ve ahengini yitirmiş insanımsı bir ses.
Bu da güzel de, olur mı nine gibisi, dede gibisi?
Sevgi nerede, o sıcak nefes nerede?
Gözlerdeki ışıltılar nerede?
O yumuşacık dokunuşlar?
Bunları kaybettik. İnsanı, insan olmayı kaybettik.
Sıcaklığı, içtenliği kaybettik.
Masalcıya rahmet dilemek gönül borcumuz.
Rahmetle diyorum.
Ne olursa olsun, o masallar sanırım biraz daha sürecek.
Masalcılar ölümsüz yolculuklarını sürdürecek…
*
Fanilerde açan gül, kimselere kalmıyormuş.
Ötelerde açan gül, asla solmuyormuş.
Şairi ve şiirini kutluyorum.
01 Mayıs 2013
Hikmet Çiftçi
GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”
sesi ki bakır bir maşrapada idi
döküldü çağlar şimdi
özeti
..
saygılar
masal bu ya ; bir varmış'tan bir yokmuş'a uzandı..
Bir masalı arrken başka bir masala düşmek.. Biraz Alice gibi hissettim şimdi kendimi..'Tavşan deliği' kavramına çarptı kafam..sonra adı nedir o şeylerin bilmiyorum,böyle masa üstüne koyarlar,asılı toplar vardır çarpar dururlar ya birbirine..:) öyle bir gel-git düşünce..
sencesi bencesi yok ki..
yaşam ölümle sona ermez.ve hepsi de bu değildir.
ispat;aşk.
Sevgili kardeşim : Samiha İkbal,
Beğenerek ve saygı duyarak okuduğum muhteşem bir şiir olmuş. Tebrik eder başarınızın devamını dilerim. Bu güzel şiirinizi ve şiirdeki ustalığınızı Tekirdağ'dan gönderdiğim Tam puan ile selamlıyorum.
Yuvanızda huzur ve mutluluk güzünüzde gülümseme hiç eksik olmasın. Her şey sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olsun.
Sevgi ve saygılarımla.
İrfan Yılmaz.
Bir öyküye kahraman olmaktansa masallara tercih ederdim.
Masalların iskeleti öyküler.
İşte dediğim yere geldim
Düşünürken öyküler ve
Masalcının ölümü üzerine
Hala bir mucize çağın
Esintisi var takvim yapraklarında.
Yaşam ölümle sona ermiyor bence
Ve hepsi de bu değil...
İşte denilen yere geldik:
Masalcının ölümü
Eskil ve çağlar içinden çağıldayıp gelen
Masallar dinledim
Bir öyküye kahraman olmaktansa.
Kim kimin kahramanı diye geciyorken
Aklımda, kulağıma taktığım kirazlar kalmış
Masalcılar ölünce bütün insanlardır öksüz kalan.
İkbal şiirleri meğerse özlenilmiş tarafımdan.
'kulağıma taktığım kirazlar kalmış'
bu kirazlar benimdi bir kere...kirpik saclarimi aralayarak takmistim onlari kepce kulaklarima...:))))
zaman caldi onlari benden..yerinde altin kupeler sallaniyor desem,deldirtmedim kulaklarimi,valla:)))
ben hem kupesizim,hem kulagi deliksiz!..
dogdugum gibi giderim...
hos bir siirdi sevgili Ikbal ama son bolumune muhalifim:)))bir de 'de' eklerine dikkat...ozur dilerim...
kutluyorum seaygi ve sevgiyle...
Bu şiir ile ilgili 17 tane yorum bulunmakta