Aşk şehridir benim memleketim,
"Gelin gibidir" derler eskiler.
Gecesi gerdanlık, gündüzü aydınlık;
Güneşe benziyor çehresindeki sarılık.
Merttir bizim Mardin'in insanı,
Adam gibi adamdır oranın adamı.
Hele bir de kadını; "Ağa" diye yayılmış namı,
Mardin’imin güzelliği, şairlerin ilhamı.
Bir sofra kurulur misafire,
Sormazlar; "Kimsin, nerelisin?" diye.
Bizde adet değildir memlekete göre muamele;
Sor Türk’e, Arap’a, Kürt’e ve Süryani’ye.
Her yanı ayrı cennet: Kızıltepe’de bereket,
Yeşilli’nin kirazı, Midyat’ın konağı...
Ne güzel duruyor Mazıdağı,
Ne güzel akıyor Nusaybin’de Beyazsu.
Bin bir derde deva Derik’te zeytin,
Savur’un bağları üzüm ile süslenir dağı.
Ne güzel doğası var Ömerli’nin,
Nakış nakış Dargeçit’in taşı.
Bin bir lezzet kokar sofrası:
Kibe, sembüsek ve kaburga dolması;
İrok, kitelet, alluciye bir de dobo’su...
Harire, kiliçe ve lebeniye çorbası.
Öyle uzak değiliz heyecandan;
Aşkımız, sevdamız, canımız...
Mardinspor’umuz var bir yandan,
Vazgeçmeyiz lacivert ve kırmızıdan.
Kilise komşudur bizde camiye,
Saygı vardır her inanca, her dine.
Sünni’den Ezidi’ye ve Süryani’ye,
Fark yoktur; saygı esastır bizde.
Kimseyi kimseden ayırmayız,
"O bizden, bu sizden" diye kayırmayız.
Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sayarız;
Bahebbak ile Ez ji te hez dikim, Krohamloh...
Biz bir sayarız sevdayı, dile göre ayırmayız.
Kayıt Tarihi : 5.05.2026 01:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!