kursağımda kaldı biteviye geceler
düşlerimde saklıyorum bal gülüşlerini
mahzeninden içilmeli şaraplar
öyle bir mecnunum ki aşkına talibim
susmaz oldu dilimde şarkılar
yüzümüzde gülüşler eksik
ruhumuz bir kafeste darmadağın
umutlarımız birer enkaz
utanma yüreğim, sen de ağla
sevdalarımız vardı, rüzgar alıp götürdü
bütün duygularımı o uzak köylerde bıraktım
ve beraberinde karanlık yüzlü aşk zabitlerini
ne dağlar ardında
ne deniz kenarında
ve ne de tıka basa dolu şehirlerde
aynı şehrin ayrı gülüşleri gibi
yıldızlarla birleşip ayı izliyoruz
hüzünlerim serinliyor
sen akıp sel oluyor özlemlerim
yıpranmış gecenin sonunu düşünüyorum
asırlar geçse de özleyeceğim seninle özdeşleşen tüm arzularımı
karanlık sokağında kaybolan tüm anılarımı
yıkadığım saçlarını, zamansız öfkelerini
ve bir beşikte sallanan uykularımızı
belki bir udinin senfonisi eşliğinde açacağım gözlerimi
kayboldum hüzünlerimin arasında
mehtabı arıyorum bulsam ne fayda
gittiğinde gözlerin kaldı hatırımda
bu nasıl bir yalnızlıktır
bu nasıl bir ayrılık
o gün rüzgarın son esişi
kokunu son kez duyuşumdu
kalbimin son çırpınışı
gözlerini son kez görüşümdü
bu şehrin son durağı
son pazar gününün anısına tazeledim çayımı
belki de hüzünlerimin son haykırışıydı
kim bilir hangi sahilde dalgalanıyordu biçare sessizliğimiz
kim bilir varamadığımız kaç orman kül olmuştu
gözlerine teslimiyetimin son seferiydi
son vapura yaklaşırken
gözümde canlandı hatıralar
sevimli yaşlı mutlu çiftler
son vapura yaklaşırken
yoksun artık o vapurda
dağların soluğuyum artık
çığlıkların sessizliğiyim
ne yarına atacak adımım
ne de mecalim kaldı
yüreğim talan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!