Mahşer Şiiri - Seyrani Göl

Seyrani Göl
952

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Mahşer

Bir çağrı kopar
ne gökten iner
ne yerden yükselir;
içine düşer ansızın,
ve bütün suskunlukları parçalar.

Toprak titrer,
ama dışarıda değil sadece;
asıl sarsılan
insanın unuttuğu hakikattir.

Kabir dediğin
bir çukur değildir artık,
bir bekleyiştir,
ve o bekleyiş
ansızın biter artık.

Kalkarsın…
ama bedeninle değil;
yıllarca taşıdığın
o görünmez yükle birlikte.

Ne yön bellidir
ne zaman;
herkes aynı boşlukta
kendi gerçeğine doğru sürüklenir.

Kalabalık büyür,
ama kimse kimseye bakamaz;
çünkü herkes
kendi yüzünden utanır.

Gözler konuşur orada,
diller susar;
ve her bakış
bir ömrün özeti gibi
içine saplanır.

Güneş yaklaşır,
ama yakmaz teni,
içini kavurur insanın;
çünkü orada
saklayacak bir gölge yoktur.

Ve anlarsın:
dünya dediğin şey
bir rüyadan ibaretmiş,
asıl uyanış
işte şimdi başlıyormuş.

Adımlar atılmaz orada,
insan
kendi yükünün ağırlığıyla ilerler;
ne taşıdıysan
o taşır seni.

Bir ses yükselir,
ne kulakla duyulur
ne de dille anlatılır;
ama bütün varlığını sarar:
“Gel…”

O an
ne inkâr kalır
ne bahane;
çünkü hakikat
örtü kabul etmez.

Defterler açılır,
ama artık kaçacak yer yoktur;
her şey
olduğu gibi,
bütün çıplaklığıyla
karşındadır.

Ve sen,
dünyada kendini büyük sanan sen,
orada anlarsın:
Bir nefesmişsin sadece,
bir anlık gölge,
bir geçiş…

Mahşer dediğin
bir kalabalık değil aslında,
herkesin
kendi hakikatiyle
baş başa kaldığı yerdir.

Ve o büyük dirilişin ortasında
şu söz yankılanır içinden:
Ne getirdim?..
Ne kaldı benden?..

Ve cevap bütün varlığını sarar:
dilin söylemeye cesaret edemez,
içinde kocamın bir "hiç" geçer.
S.GÖL

Seyrani Göl
Kayıt Tarihi : 5.04.2026 18:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!