Yunus emrenin yeni yoncası
Muhabbettin son hancısı
Hılminin sag sol halkası
Gönül sırlarin sultanı fatih hocam
Yüzündr hep baharlar açar
Hoşçakal sevgilim unutma beni
Gözyaşıma son kez saklayış seni
Olsa da yanım kor yangın yeri
Güne salıyorum düş özlemleri
Artık müsaade bana şimdilik
Ömrüme serptin sensizliğin hasret yaşlarını
Gözlerinin ve saçlarının aynadaki gölgesinde
Isıttım, uyuttum düşlerimi
Sensizliğin sahrasında özlem yaşlarını kuruttum
Kapanmış hülyalarımın kilidini yalnızlığın sözleriyle
Soğuttum açtım, kırdım
Gözlerin ömrüme güneşle battı
Hayal ve rüya nefesime takıldı
Rüzgâr hasretinle ismini fısıldadı
Özlemine vurdu sensizliğin boranları
Sensizliğe fazla dayanamadı yüreğim
seni görünce kala kaldım elinden şeker alınan çocuk gibi
aglamak gülmek istedim karışık duygular haline büründüm
seni sevdiğimi söyleyip boynuna sarılmak istedim ama
bağlı kala kaldım sadece bir kelime çıktı dudagımdan hoşgeldin
Yüreğimde açan sensizliğin kış çiçekleri
Vardı
Birde enkaza gönen hayallerim
Ve göçük altında kaybolan rüyalarım
Vardı
Yarınlarımı gömdüm anılar toprağına
Bebek Yuvamıza nur gibi girdin
Annenin, babanın, akrabanın yüzünü
Güldürdün
Cennet kokusunu dünyamıza getirdin
Hoş geldin bebek hoş geldin
Dualarla, salavatla, iyilikle yolunu gözler
Hoş geldin Eylül Hoş geldin
Gelirken hüzünleri, kederi de getirmişsin
Bendeki özlemleri kırıp yerine koydun
Ayrılığı, yalnızlığı her akşamüstü kapattın
Köşedeki sevda kırıklarıyla dolu olan
Meyhaneye sarhoş ettin ve yordun
Kelimelerin yüreğe dokunuşlarını
Tavırlarında küçümseme umursamazlıklarını
Nasihatlerinde bırakamadıkları günah korkularını
İçimiz temiz deyip yaptıklarını çok dinledim
Yüreklerde aşkın şimşeğini çaktıran
Sokaklara, caddelere aşkın hüznünü
Islıkla döken
Kazma kürekle köşe bucak kazan
sevda yağmurlarını gömen
gözlerini ufkun düşlerinden alamayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!