Titriyorsa dalda ki yaprak gibi ellerim,
Ağarıyorsa saçlarım günden güne,
Kalbim zamansız,
Sıkışıp duruyorsa her gün,
Vardır elbet nedeni,
Dinle beni…
Sevda yüklü nazlı gece,
Sol yanıma huzur döşe…
Bir son bulsun şu bilmece,
Gülşen olsun dört bir köşe…
Kucak açmış bize sema,
Bala bile batsa parmak,
Bir tat almaz nasır damak,
İş edinmiş cahil ahmak,
Her kovana sokar çomak…
'BALYOZCUDAN DÖRTLÜKLER'
Ayaz yelde naylon sırdaş sır olur,
Tek başına içirir dert şerbeti…
Aymaz elde gülistanın kır olur,
Zor aşına katık yapar gurbeti…
Çürük buğday unu olmaz hamurun,
Hava soğuk,
Hava ayaz,
Yerler buz kesmiş,
Toros’lar bembeyaz…
Bitti evde odunumuz,
Mehmet’in beşiği duruyordu damda,
Rüzgârın önüne katılan ömür,
Diyardan diyara atılan ömür,
Çileye bedava satılan ömür,
Yaşamadım bir gün neyleyim seni?
Küçük yaşta attın canı efkâra,
Duman sarmış yine yurdu dört yandan,
Ne at izi ne it izi bellidir…
Ferman almış çakal kurdu mest kandan,
Her yan tuzak dert bir değil ellidir…
Ağızlar köy yerindeki keneftir,
Yeni güne bir umutsun,
Bayram oldun nice halka…
Güzel düne bir komutsun,
Hep isyansın zalim çarka…
Ne hilesin ne de yalan,
Kar boran gelir geçer,
Yüreğim üşüyor,
Neredesin sen?
Ar gelir hüzün içer,
Başım düşüyor,
Dille yürek sende çapraz kafiye,
Redif olan dil yüreğe saygım var…
Elle gözler birer maraz hafiye,
Viran özde çıkan sözden kaygım var…
Toz karışmış rengi bozuk yağmursun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!