Sadelikten eser kalmadı ülkemde
Ki sade kahve bile içesi gelmiyor insanın,
Birileri vuruluyor bir yerlerde,
birileri hiç de şikayetçi değil bu ölümlere
Umut gönlümüzü terk edeli çok olmus
Topuklarımıza yapışmış umutlar
Bir arife günü telaşı,
Bir bayram havası,
İnce dantel bir bahar,
Nakış nakış nisan yağmuru gibi yağmakta üstüme bütün vedası ayrılıkların,
Bir ilmik gibi boynumda taşırım,
Vebali büyük,vebali kollarimda her unutmaların
Bir arife günü telaşı,
Bir bayram havası,
İnce dantel bir bahar,
Nakış nakış nisan yağmuru gibi yağmakta üstüme bütün vedası ayrılıkların,
Bir ilmik gibi boynumda taşırım,
Vebali büyük,vebali kollarımda her unutmaların
Sonbahardı dökülmeliydi yapraklar Düşünme sen,
Benim hala asil bir yanlızlığım var
Hiç düşünmem özlemem kimseleri
Sana bakınca gözlerimin buğulanışı,eski bir alışkanlık belki
Seninle alakası yok akrep darılmıştı yelkovana
Çay soğumuştu bardakta Bide ben susmuştum hepsi bu …
kar soğuğu vurur gurbetin parmak uçlarına şiirlerim sınanır sarı saman sayfalarda,
o vakit kırklarım dilaltı küfürlerimi,
denizi olmayan ülkelere söverim,
kirpiklerimde dünya süzülür avuçlarıma,
biter masallar,
ne evvel zaman iken nede develer tellal iken,
Ama ben sadece susarak anlatabilirim
Sen diyip susmalar
Susarak anlatmalar
Gök kağıt
Yer kalem
Kemiklerine kadar kırılmışsın
Onulmaz bir yerdesin
Sıska bir gülüş ağzının kenarında
Ellerin dolanıyor tütüne ve bir cigara daha
Düşmüşsün bu şehire el gibi
Bir ben aşinayım cennet tenine
Peygamber duasının aydınlığında rakseden bir çift göz çaldı ,
kıyak bir meltem gibi esen gençlik zamanlarımı
Ben utanırdım ağır hasarlı tövbelerimle yürümekten,
Sen aşkın nuru ile abdest alırken.
Ayyaş türküler öğretirdim turnalara,
Sen kalemimden kıvrak yürürdün sevdamın tam ortasına,
Peygamber duasının aydınlığında rakseden bir çift göz çaldı ,
kıyak bir meltem gibi esen gençlik zamanlarımı
Ben utanırdım ağır hasarlı tövbelerimle yürümekten,
Sen aşkın nuru ile abdest alırken.
Ayyaş türküler öğretirdim turnalara,
Sen kalemimden kıvrak yürürdün sevdamın tam ortasına,
Söz vermiştik hep çocuk kalacaktık,
Üstümüze düşmeseydi ihanet yıldırımı,
Kendimizden başkasına hep yabancı kalacak,
Bilmediğimiz lisanlarda ağlamayacaktık ,
Gülmenin ve susmanın kudretini asacaktık yüzümüze ki intiharlar asıldı hep dimağımızın lehçesine ,
Şiire ve çaya bu kadar düsmeyecektik ve seni sevene kadar aşka hep sabi duracaktık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!