yok gayrı dediler bir garip usta
bozlağı toprağı mezarı yasta
şad olup gülmeyen o güzel dosta
şadlığı çok gören ölüm utansın
sazının telinde olanca derdi
ne celladına gülümseyen bir partizan anlar
ne de uzak yalnızlık limanlarının kaptanı
kuşlar da gitti
neşet de öldü
bir de baktım
öne düştü
Altay kartalı
ne yar ne ağyar
ne kundaktaki süt bebesi
gözbebeklerinde istiklal mücadelesi
kılıç üşürdü, barut tükürdü
padişahlık pahasına palalar çıktı kından
pürçeklerin tutam tutam
pinhan pirayeler saçıldı kandan
badem ister misin paşam
yediverenler dalında kalsın
vazoya buğday ekeceğim
bulvarlar çıkmaz sokak olsun
vapur seferleri kalksın
köşebaşları izmaritten kurtulur
hiçliği kuşandım
çağrısını kıyıya vururken dalgalar
puhu kuşlarının efkarını
gecenin yüzünde bir sandalın ölümünü üstlendim
güzelliği anlatmak istiyorum
göz kırpma artık mavi ışık
Çektiğin bu yolda kitap senindir
Kalem senindir istersen hokka
Üç uçak kaçırdım
Bir de şimendifer
Sahildi yağmurdu yeşildi
osman’la tekkeye gittik
mamet geldi el bab’dan
şimdiyse mazhar osman’a gidiyoruz
çobanımız kazım
bir keleğim eksik boynumda
bir de karı koynumda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!